Hayatı Sadeleştirelim  

Posted by Tespih Taneleri... in


Merhaba arkadaslar, gecen gunlerde abone oldugum bir siteden gelen bu yaziyi sizinle paylasmak istiyorum. Boyle yazilar sanki kendine getiriyor insani...Belki yalnis belki dogru her gun ayni seyleri farkinda olmadan yapabiliyoruz...Alismisiz cunku, lakin ara sira da olsa basimizi kaldirip once kendimize, sonrada etrafimiza bakip hayatimiza soyle bir ceki duzen vermemiz gerekmez mi?

Sürekli, bir koşuşturmaca içinde yaşıyoruz şu hayatı, sürekli yetişmemiz gereken bir yer, yetiştirmemiz gereken bir iş, yetmemiz gereken birileri arasında bir kaosa dönüşüyor hayatımız.
Tüm bunlar yetmezmiş gibi üstüne bir de kendi kendimize karmaşıklaştırıyoruz onu. Basit yaşamayı beceremiyoruz bir türlü. İş yerimizde ki masamızı işgal eden gerekli gereksiz evrak kirliliği, son teknoloji cep telefonu, laptop, son moda kıyafetlerle dolup taşan dolaplar, sayısını ancak öderken hatırlayabildiğimiz kredi kartları, daha iyi araba, daha büyük ev… İlişkilerimizi bile sade yaşayamıyor olduk. 2 kişi yetmiyor artık bir sevgi yaşamaya hep bir 3. yü dahil etmeye çalışıyoruz. Ne kazandığımız parayla tatmin oluyoruz ne de o paranın satın alabildikleriyle…

Bu karmaşa içinde her şeye yetişmeye çalışırken veya bir şeyleri yakalamaya en çokta kendimizden vazgeçiyoruz. Sağlığımızdan oluyoruz, terapistler arası mekik dokuyup stresimizden kurtulmaya çalışıyoruz. Yani önce kendimize hayatı zehir ediyoruz, sonrada ruhumuzu beslemek adına namaz yerine yoga, meditasyon yapıyoruz.

Gün geçtikçe bu kadar sadelikten uzaklaşıyor olmamızın asıl sebebi nedir acaba? Elimizdeki imkanlar çoğaldıkça doyumsuzlaşıyor muyuz? Yoksa ruhumuzu açlığa mahkum edip hep fiziksel doyum arayışımız mı bu tatminsizliğin asıl sebebi? Ne zamandan beri bir sevgi yetmiyor bize? Ne zaman unuttuk azın aslında daha çok olduğunu ve hayatta her güzel şeyin paylaşarak arttığını?

Sade yaşayalım hayatı, sanki günün birinde ceketimizi alıp gidebilecek, geride bıraktığımız, özleyecek hiçbir şey olmayacak kadar sade yaşayalım. Bağlanmayalım hiç bir şeye körü körüne, bağlılıklarımızın ve sahip olduklarımızın esiri olmayalım. Bağlandığımız fani, bağlandığımız biten, bağlandığımız geçici olmamalı…

This entry was posted on Pazar, Ocak 09, 2011 at 07:14 and is filed under . You can follow any responses to this entry through the comments feed .

2 yorum

NİL-GÜL  

İnsan malesef hayatın esiri oluyor.Bunların hepsini bildiğimiz halde duygularımıza yeniliyoruz.Paylaşımınız için teşekkürler.

9 Ocak 2011 10:37

Fotoğrafı görünce aklıma çocukluğum geldi. Şimdi üzgünüm uçuç böceği. Tam uçmak üzere çubuğun ucuna geldiğinde çubuğu ters çevirdiğim ve tekrar uca doğru yürümek zorunda kaldığın için.

9 Ocak 2011 16:59

Yorum Gönder

Related Posts with Thumbnails
Site'de Kaç Kişiyiz