Osmanlı Padişahları Birer Söz Sultanıydı...  

Posted by Tespih Taneleri... in

osmanlı resimleri


Osmanlı Hanedanı'nın kültür seviyesinin ilmî ve edebî vechesinin ne boyutta olduğuna bir misâl vermek istiyorum bugun. Sırf manzum yazışmalardan seçtiğim şu bir tanesini arzediyor yorumu okuyucuya bırakıyorum. Ârif olana bir işâret kâfî.
Osmanli hakkinda cok seyler yazilip ciziliyor velakin tarih ortada Ya hu! Gercekler Hakk'in yaninda gizli kayitlar arasinda da olsa herkesin verecegi bir hesap gunu vardir elbet...
Helallesecegimiz buyuk gun...
Onlarin yetismeleri, kultur seviyeleri, basarilari, terbiye ve ahlak guzellikleri vs. alenen ortada dahi olsa, insanlar hep gormek istediklerini, duymak istediklerini tercih ediyorlar...
Kim ne derse desin Osmanli iste bu...

KANUNİ VE BAYEZİD'İN NAZİRELERİ

Şehzade Bayezid babası Kanuni Süleyman'a veliahtlık meselesinde isyan edince Kanuni Sultan Süleyman Han oğlu Bayezid'i kovuyor. Pişman olan Bayezid babasına bir nazım yolluyor.

Baba ile oğul arasındaki bu nazirelerden bir bukle:

"Ey serâser âleme (bütün cihana) sultan Süleymanım baba


Tende canım, canımın içinde cânânım baba


Bayezidine kıyarmısın benim canım baba


Bî günâhım (günahsızım) Hak bilir devletlü sultanım baba


Sanki mecnûnum bana dağlar başı oldu durak


Ayrılıp bil cümle mâl-ü mülkten düştüm ırak


Dökerim gözyaşını vâ hasretâ dârül-firâk (vah ayrılık hasretine)


Bî günâhım Hak bilir devletlü sultanım baba


Bir nice mâsumum olduğun şehâ bilmez misin


Anların kanına girmekten hazer kılmaz mısın (sakınmazmısın)


Yoksa ben kulunla Hak dergâhına varmaz mısın


Bî günâhım Hak bilir devletlü sultanım baba


Kânûni Sultan Süleyman'dan Şehzâde Bayezid'e ise şöyle bir cevap:gider

"Ey demâdem (bâzen) mazhar-ı tuğyân-u isyânım (baş kaldıran) oğul


Takmayan boynuna hergiz (aslâ) tavk-ı fermânım (ferman tasmasını) oğul


Ben kıyar mıydım sana hiç Hânım oğul


Bî günâhım deme bâri tevbe kıl cânım oğul


Rahm-ü şefkat zîb-ü îman (iman süsü) olduğun bilmez misin


Ya dem-i mâsumu (masum kanı) dökmeden hazer kılmaz mısın (çekinmezmisin)


Abd-i âzâd (bağışlanmış kul) ile hak dergâhına varmaz mısın


Bî günâhım deme bâri tevbe kıl cânım oğul


Tutalım iki elin baştan başa kanda ola


Çünki istiğfâr edersin biz de affetsek nola


Bayezidim suçunu bağışlarım gelsen yola


Bî günâhım deme bâri tevbe kıl cânım oğul"

Fazla söze ne hâcet. Her şey ortada. Yine ecdâdın dediği gibi diyelim: "Kelâm-ı kibâr, kibâr-ı kelâmdır." (Sultanların sözleri, sözlerin sultanıdır)
Ne kadar hos, ne kadar nazenin, ne kadar da incelermis degil mi?
Kur'an ve sunnet guzegahinda ilerleyince zaten baska ne umulur ki?

This entry was posted on Pazartesi, Şubat 21, 2011 at 10:41 and is filed under . You can follow any responses to this entry through the comments feed .

1 yorum

"ur'an ve sunnet guzegahinda ilerleyince zaten baska ne umulur ki?" ne kadar güzel bi söz..gerçektende öyle..güzel bir post olmuş..

bloğumada beklerim..

http://sutlugofret.blogspot.com/

22 Şubat 2011 12:41

Yorum Gönder

Related Posts with Thumbnails
Site'de Kaç Kişiyiz