Eylül…
Eylül işte; nâm–ı diğer, ölümün rengi…

Hayirli Cuma'lar... Eylul bitti ama cok hosuma gitti bu yazi, paylasmadan gecemedim..:))
Bu resim mesela ne kadar da huzunlu...
Tadil-i erkanin yani namazi usulune uygun kilmanin onemi cok buyuktur fakat cogumuz farkinda degiliz...Ben bu kitabi okudugum da nasil namaz kilmisim senelerdir dedim kendi kendime...:((
Asagi da sizinle paylastigim Mehmet bey'in maili bana bu kitabi hatirlatti ve ben de size israrla ve de acilen bu kitabi okumanizi tavsiye ediyorum.
Bilmemiz gereken cok sey var madem namaz kiliyoruz, ne yaptigimizi bilerek, suurlu bir sekilde kilalim insallah... Bu kitapta ayetler ve hadisler, saglam kaynaklara dayanan rivayetlerle tadil-i erkan nasil oluyor tafsilatli bir sekilde anlatiliyor... Ben bayagi faydalandim sizlerinde istifadenize sunuyorum...
Sevgilerimle
Bu Müslüman memlekette halkın ancak onda biri beş vakit namaz kılıyor. Acaba bu onda birin kaçta kaçı tâdil-i erkân ile dosdoğru kılıyor?Halkın büyük kısmı zarurî ilmihal bilgilerini iyi bilmiyor.Mesela erkeklerin bir kısmı (yüzde kaçı?) istibrâdan habersiz. Tuvalete gidiyorlar, hiç beklemeden ve temizlenmeden hemen abdest alıyorlar ve abdestleri de hemen bozuluyor.Câmilerde bazı kimseleri namaz kılarken görüyorum, secde esnâsında ayaklarının durumu dolayısıyla namazlarında vahim bir eksiklik var.Merhum Ömer Nasuhi Bilmen hocaefendinin Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayınlanmış "Sualli Cevaplı Dinî Bilgiler" (1959 Ankara 304 sayfa) kitabının 144'üncü sayfasında şöyle diyor: "...iki ayağın veya bir ayağın parmakları yere konulmadıkça secde câiz olmaz".
Ayak parmaklarının yere konulmasından maksat, parmakların alt kısmından bir miktarın kıvrılıp yere değmesidir ve yerin sertliğini hissetmesidir.Secdede parmakların altı kıvrılıp yere temas etmezse, ayakların sadece üstü ve parmakların tırnak kısmı yere değdirilirse secde yapılmış olmaz.Bunları hatırlatmak bendenize düşmez ama yazmak zorundayım. Namazda secdeye varırken "iki eliyle" pantolonunu dizinden çekmek de amel-i kesirdir ve namazı bozar.Müslüman kardeşlerimden rica ediyorum: Baş uçlarında icazetli ulema ve fukaha tarafından telif ve tasnif edilmiş muteber ve güvenilir akaid ve ilmihal kitapları bulundursunlar, bunları her gün bir miktar dikkatle okusunlar ve temel din bilgilerini iyice öğrensinler.Reformcuların, mezhepsizlerin ilmihallerini sakın okumasınlar. Onlara güvenilmez.
Mehmet Şevket Eygi
http://www.cubbelihocaeserleri.com/default.asp?sayfa=urun_detay&urun=672
“Kendinizden Aşağıda Olana Bakın!”
Cenâb-ı Hak buyuruyor: “Dünyâ hayâtında insanların maîşetlerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için de, kiminin maîşetini ötekine üstün kıldık. Rabb’inin rahmeti, onların biriktirdiklerinden daha hayırlıdır.”
(Zuhruf, 32)
Rasûlullah (sav) buyurdular:“Sizden biri, mal ve yaratılışça kendisinden üstün olana bakınca, nazarını bir de kendisinden aşağıda olana çevirsin! Böyle yapmak, Allâh’ın, üzerinizdeki nîmetini küçük görmemeniz için gereklidir.”
(Buhârî, Rikâk, 30; Müslim, Zühd, 8)
Hayatımızın huzûru, mevcûd taksîmin hakkımızda hayır olduğu inancını yaşamamızdadır. Kahır gibi görünen çok hâdiseler vardır ki, neticesi lütuftur. Arkası cennet olan fakîrlik gibi...