Nefis  

Posted by Tespih Taneleri... in ,


Nefis


Ey nefsim! Deme 'zaman değişmiş, asır başkalaşmış, herkes dünyaya dalmış,


hayata perestiş eder. Derd-i maişetle şarhoştur.' Çünkü ölüm değişmiyor.


Firak, bekaya kalbolup başkalaşmıyor. Acz-i beşeri, fakr-ı insani


değişmiyor, ziyadeleşiyor. Beşer yolculuğu kesilmiyor, sürat peyda ediyor.






Şeytanın mühim bir sinsi planı, insana kusurunu itiraf ettirmektir, ta ki


bağışlanma ve Allah'a sığınma yolunu kapasın. Hem nefsi insaniyetinin


enaniyetini tahrik edip, ta ki nefis kendini avukat gibi müdafaa etsin,


adeta kusur ve günahlarından takdis etsin..


Nefsini suçlayan kusurunu görür. Kusurunu itiraf eden, bağışlanma diler.


Bağışlanma dileyen Allah'a sığınır. Allah'a sığınan şeytanın şerrinden


kurtulur. Kusurunu görmemek, o kusurdan daha büyük bir kusurdur. Ve kusurunu


görse, o kusur kusurluktan çıkar. İtiraf etse affa müstehak olur.


Arkadaslar bu oyle bir konudur ki hakkinda ciltler dolusu kitap yazilabilir.Yukarda ki paragrafin aciklamasini en azindan yazmak isterdim detayli bir sekilde ama su an oglumun okuluna gitmem gerekiyor. Ancak su kadarin hatirlatmak isterim ki inanin NEFIS seytandan daha tehlikelidir. Rabbimizin razi olmadigi hersey nefse hosgelir. Mesela namaz konusunda cogumuz useniriz hatta icimden gelmiyor, Kendimi hazir hissetmiyorum gibi kendinizinde inanmadigi bahaneler icimizden gecer durur. Iste bu nefistir. Nefse karsi inatci olursak hidayet kacinilmaz olur insallah...
Simdi benim cikmam lazim daha detayli yazisiriz. Hoscakalin...

Sütlaç  

Posted by Tespih Taneleri... in


Merhaba dostlar, sutlaci benim oglum cok sever ve her yaptigimda bir oturusta bir kac kase dibini bulur. Dun yine tutturdu sutlac diye. Bayagi yorgun ve de halsiz olmama ragmen dayanamadim ve yaptim. Aslinda bende cok severim. Ozellikle firinda olursa... Sizde isterseniz  hazirladiginiz kaselerden bir kac tanesini firinin izgara bolumunde 230 derecede ( devamli kontrol ederek ) pisirebilirsiniz. Inanin ki bana daha lezzetli oluyor. Malesef benden baska da firinda seven yok evde. Her sefer kizim bana ''anne hep bundan yap'' der ama abisi ne yerse o da onu yiyiyor. :)

Malzemeler:
1 kg sut
1,5 cay bardagi pirinc
3 yemek kasigi un
1 litre su
2,5 su bardagi toz seker
Tarcin
2 paket vanilya

Oncelikle pirinci yikayip haslayin. Ayri bir yerde tencereye sutu ve suyu doldurun. Unu ve sekeri sute ekleyip iyice cirpin. Agir ateste pisirmeye baslayin. Ayri bir yerde haslanmis pirincleride ekleyin. Karistira karistira yarim saat kaynatin. Istediginiz kivama gelince atesten alin ve vanilyalarini ekleyin. Kaselere doldurabilirsiniz. Soguduktan sonra tarcin serpebilirsiniz. Bazilari da un yerine pirinc unu kullaniyorlar. Bence boylesi daha guzel cunku pirinc unlu sutlac firinda yapildiginda hos olmuyor ancak unla yapildiginda isterseniz firina atabilirsiniz. Yine de tercih sizin...

                                                                                                         Afiyet Olsun...

          

Tevhid  

Posted by Tespih Taneleri... in ,

Tevhid

Tevhid, en ehemmiyetli ve en halavetli ve en yüksel bir vazife-i kudsiye ve
Bir fariza-i fıtriye ve bir ibadet-i imaniyedir.
İnsan bir yolcudur. Sen burada misafirsin. Ve buradan da diğer bir yere
gideceksin. Misafir olan kimse, beraberce getiremediği birşeye kalbini
Bağlamaz. Bu menzilden ayrıldığın gibi, bu şehirden de çıkacaksın. Ve keza,
Bu fani dünyadan da çıkacaksın. Öyle ise aziz olarak çıkmaya çalış.


Dünya hayatı

Hayatın lezzetini, zevkini isterseniz hayatınızı imanla hayatlandırınız ve
feraizle ziynetlendiriniz ve günahlardan çekinmekle muhafaza ediniz.


Gençlik

Sizdeki gençlik katiyen gidecek. Eğer siz daire-i meşruada kalmazsanız, o
Gençlik zayi olup başınıza hem dünyada, hem kabirde, hem ahirette kendi
lezzetinden çok ziyade belalar ve elemler getirecek. Eğer terbiye-i İslamiye
ile o gençlik nimetine karşı bir şükür olarak iffet ve namusluluk ve taatte
sarf etseniz, o gençlik manen baki kalacak ve edebi bir gençlik kazanmasına
vesile olacak.
Dünyada gençliğe muhabbet, yani ibadette gençlik kuvvetini sarf etmenin
Neticesi: dar-ı saadette edebi bir gençliktir.

Hastaligin Hikmetleri  

Posted by Tespih Taneleri... in ,

Hastalığın hikmetleri

Ey hastalıktan şekva eden biçare adam! Hastalık bazılara ehemmiyetli bir

definedir, gayet kıymetdar bir hediye-i İlahiyedir. Her hasta, kendi

hastalığını o neviden tasavvur edebilir. Madem ecel vakti muayyen değil;

Cenab-ı Hak, insanı yeis-i mutlak ve gaflet-i mutlaktan kurtarmak için, havf

u reca ortasında ve hem dünya ve hem ahireti muhafaza etmek noktasında

tutmak için, hikmetiyle eceli gizlemiş. Madem her vakit ecel gelebilir; eğer

insanı gaflet içinde yakalasa, ebedi hayatına çok zarar verebilir. Hastalık

gafleti dağıtır, ahireti düşündürür, ölümü tahattur ettirir, öylece

hazırlanır. Bazı öyle bir kazancı olur ki; yirmi senede kazanamadığı bir

mertebeyi yirmi günde kazanıyor. Ezcümle, arkadaşlarımızdan -Allah rahmet

etsin- iki genç vardı. Biri İlama'lı Sabri, diğeri İslamköy'lü Vezirzade

Mustafa. Bu iki zat, talebelerim içinde kalemsiz oldukları halde,

samimiyette ve iman hizmetinde en ileri safta olduklarını hayretle

görüyordum. Hikmetini bilmedim. Vefatlarından sonra anladım ki; her ikisinde

de ehemmiyetli bir hastalık vardı. O hastalık irşadıyla, sair gafil ve

feraizi terkeden gençlere bedel, en mühim bir takva ve en kıymetdar bir

hizmette ve ahirete nafi' bir vaziyette bulundular. İnşa iki senelik

hastalık zahmeti, milyonlar sene hayat-ı ebediyenin saadetine medar oldu.

Ben onların sıhhatı için bazı ettiğim duayı, şimdi anlıyorum dünya

itibariyle beddua olmuş. İnşa o duam, sıhhat-ı uhreviye için kabul

olunmuştur.

İşte bu iki zat, benim itikadımca, on senelik bir takva ile elde edilecek

bir kazanç kadar bir kar buldular. Eğer ikisi, bir kısım gençler gibi sıhhat

ve gençliğine güvenip, gaflet ve sefahete atılsaydılar; ölüm de onları

tarassud edip tam günahlarının pislikleri içinde yakalasaydı; o nurlar

definesi yerine, kabirlerini akrepler ve yılanlar yuvası yapacaklardı.

Bağlanmayacaksın  

Posted by Tespih Taneleri... in





Baglanmayacaksin bir seye, oyle koru korune...
O olmazsa yasayamam demeyeceksin..
Demeyeceksin iste, yasarsin cunku...
Oyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Cok sevmeyeceksin mesela,
O daha az severse kirilirsin...
Ve zaten genellikle o daha az sever seni senin o'nun sevdiginden...
Cok sevmezsen ,cok acimazsin...
Cok sahiplenmeyince,cok aitde olmazsin hem...
Calistigin binayi,telefonunu,arabani hatta etrafindaki benim dedigin herseyi...
Hatta elini ayagini bile cok sahiplenmeyeceksin,
Senin gegillermis gibi davranacaksin..
Hem hicbir seyin olmazsa ,kaybetmektende korkmazsin..
Onlarsizda yasayabilirmissin gibi davranacaksin.
Cok esyan olmayacak mesela evinde,
Paldir kuldur yuruyebileceksin ...
illede bir seyleri sahipleneceksen...
Catilarin gokyuzuyle birlestigi yerleri sahipleneceksin...
Gokyuzunu sahipleneceksin...
Gunesi, ayi, yildizlari...
Mesela kuzey yildizi, senin yildizin olacak...
'O benim'diyeceksin...
Mutlaka sana ait olmasini istiyorsan birseylerin...
Mesela gokkusagi senin olacak..
illede birseye ait olacaksan, renklere ait olacaksin.
Mesela turuncuya ya da pembeye..
Ya da cennete ait olacaksin
Cok sahiplenmeden,cok ait olmadan yasayacaksin...
Hem her an avuclarindan kayip gidecekmis gibi,
Hemde hep senin kalacakmis gibi hayat,
ilisik yasayacaksin,ucundan tutarak...


Can Yucel

              Merhaba canlar, bu siiri eminim duymayan ya da okumayan yoktur. Hayatin monoton akisi, gereksiz dusunceler, sacma sapan inatlasmalar, bence ara sira hatirlamak gerekir diye dusundum. Insana farkli bir bakis acisi sunmus Can Yucel bu siirle. Ben ilk dinledigimde cok etkilendim hatta canimdan ote sevdigim, deger verdigim canimin caniyla paylastim hemen.Kendisini huzunlendirdigini soylemisti ama  olcuyu cok guzel ifade ediyor. Asktada, sevgide hatta  paylasmada da her zaman olcuyu korumamiz lazim. Hic bir zaman hayati, insanlari istedigimiz kaliplara oturtamayiz  ki...
Netice de herseye ragmen hayat devam ediyor. Kendine deger vermeli insan, Cunku bir tane daha sizden ya da benden yok. Hepimiz ayriyiz hepimiz ozeliz. Sartlari zorlayip icinden cikilmaz bir sekle sokmaktansa bence hayati oldugu gibi, insanlari oldugu gibi ve kendimizi de oldugumuz gibi kabul etmeliyiz. Kiymet bilinmeyecek fedakarliklarla, kendimizi yipratip yasamimizi zorlastirmayalim. Eminim zaten herkes ustune dusen gorevi hakkiyla yapiyordur iciniz rahat gonlunuz ferah, gununuz aydin olsun...

Sevgilerimle...

Bediuzzaman'dan Hikmet Damlalari  

Posted by Tespih Taneleri... in



Ya Rabbi! Sen bize hikmetlerini tefekkur edebilecegimiz AKLI ihsan et.

***
Her sey kader ile takdir edilmistir.

***
Kismetine razi ol ki rahat edesin...

***
Hazirlaniniz; Baska daimi bir memlekete gideceksiniz. Oyle bir memleket ki, bu memleket ona nipeten bir zindan hukmundedir.

***
O'nu taniyan ve itaat eden, zindan da dahi olsa bahtiyardir. O'nu unutan saraylarda da olsa zindandadir, bedbahttir.

***
Basini kaldir, Kendini tanittirmak isteyen faal ve kudretli bir Zat'in harika islerine bir bak! Sen basi bos olmadigin gibi bu hadiseler de basi bos olamazlar. Her birisi cok hikmetli vazifeler pesinde kosturuluyor.

***
Eyy uykuda iken kendini ayik zannedenler!
Umur-u diniyede musamaha ve tesebbuhle medenilere yanasmayin. Cunku aramizda ki dere pek derindir. Doldurup hatt-i muvasalayi temin edemezsiniz. Ya siz de onlara iltihak edersiniz ya da delalete duser bogulursunuz. (mesnevi-i Nuriye)

***
İnsan ve vazifesi

Kendini başıboş zannetme. Zira şu misafirhane-i dünyada nazar-ı hikmetle
baksan hiçbir şeyi gayesiz, nizamsız göremezsin. Nasıl sen nizamsız,
Gyesiz olabilirsin.
İnsan ebed için yaratılmıştır. Onun hakiki lezzetleri, ancak marifetullah,
muhabbetullah, ilim gibi umur-u edebiyedir.







Pirasa  

Posted by Tespih Taneleri... in


Merhaba arkadaslar eminim hepiniz biliyorsunuzdur pirasanin tarifini, ama bir de boyle deneyin bakalim begenecek misiniz? Biz Mardin'liler salcasiz yemekleri pek sevmeyiz. Zeytinyagli yemeklerede salcayi tasidik. Genellikle restorantlarda ya da misafirliklerde salcasiz karsima cikti, ama boylesi bence daha lezzetli oluyor. Tercihi size birakiyorum canlar...

Malzemeler:
1 kg pirasa
3 yemek kasigi zeytinyagi
1 yemek kasigindan biraz eksik salca
Yarim cay bardagi pirinc
2 havuc
2 yemek kasigi seker
1 yemek kasigi tuz

Oncelikle yagi tencereye dokup salcayi hafif kavuralim. Daire seklinde dogradigimiz havuclari da iyice kavuralim. Sonra pirincleri, dogranmis pirasalari, sekeri ve tuzunu ilave edip ustune gececek kadar suyla pisirelim. Arasira tadin bazen pirasalar cinsine gore gec pisebiliyor, oyle bir zamanda biraz daha kaynar su ekleyip kivamini yakalayin. Sekerli sevmeyenlerde daha az seker koyabilirler.


                                                                                                                                Afiyet Olsun...



Mantarlı Çoban Kavurma  

Posted by Tespih Taneleri... in


Bugun yine misafirim vardi her zaman oldugu gibi. Hamdolsun ki seviyorum misafir agirlamayi. Oyle de yetistirildik zaten. Buyuklerimizin daha bir bakisiyla ne anlatmak istediklerini anliyoduk. Eski topraklarin cocuk yetistirmeleri bile farkliydi. Bir de bize bakin simartmaktan baska yaptigimiz bir sey yok. Her dediklerini yapmaktan simdi onlarda ne isteyeceklerini, ne yapacakalrini sasirdilar.Eski insanlarda cocuklarini seviyorlardi heralde ama bizim gibi degil. Cocuklarida sasilacak derecede anne babalarina, amca dayilarina, simdikinden daha saygili ve daha sevgililer... Her neyse bayagi muzdarip oldugum bir mevzuyla giris yaptim.

Simdi asil meseleye gelelim. Benim kalabalik misafirim geldiginde en cok tercih ettigim tariflerden biridir coban kavurma. Bayagi bereketli ve de lezzetli oluyor. Dun yine yapim cok sukur begenilince sizinle paylasmak istedim. Bizim oralarda da cok yapilir...


Malzemeler:

1 kilo kus basi dogranmis et (kisi sayiniza gore miktari siz ayarlayabilirsiniz)
3 yemek kasigi sivi yag (sivi yag yazdigima bakmayin genellikle zetinyagiyla karisik koyarim aslinda doktor tavsiyesi uzerine)
1 yemek kasigi domates salcasi
1 tatli kasigi biber salcasi
400 gr mantar
2 ince uzun kirmizi biber
2 ince uzun sivri biber
4 tane domates
1 tatli kasigi karabiber
1 tatli kasigi tuz
1 tatli kasigi kirmizi pul biber
2 su bardagi et suyu
Bir kac tane defne yapragi

Aciyi herkes sevmez. Ben de dogulu olmama ragmen pek tercih etmem pul biberi. Cocuklarda alismadiklari icin artik kullanmiyorum diyebilirim.
Simdi eti iyice haslayin. Ayri bir tencerede salcayi yagda kavurun. Etleri ekleyip onlari da kavurun baharatlarini ve bir parmak eninde dogranmis biberleri de ekleyip iyice kavuralim. Ayri bir yerde mantarlari ayikladiktan sonra kup kup dograyip haslayin ki mantarin kara suyu gitsin. Yoksa yemegin rengini de karatiyor. Hasladigimiz mantarlari suzup tencereye alalim ve onlarida kavurduktan sonra yine kup kup dogranmis domatesleri ve taze defne yapraklarini ekleyin. Suyunu da koyup agir ateste 25 dk pisirin. Bu yemek mantarsiz da yapilir. Mardin'de genellikle etlerde sebzelerde cok ufak dogranarak yapilir bu yemek ve de mantarsiz. O da guzel oluyor ama yukarda ki tarif daha bereketli oluyor. Bu arada 2 tane soyulmus sogani icine dogramadan koyun yemek pisince de cikarin. Tarifinde yoktur ancak soganin kokusu muthis lezzet katiyor. Uzun uzun yazdigima bakamayin cok basit aslinda oyle olmasa tercih etmem zaten. :) Yaninda da guzel pirinc pilaviyla ikram edebilirsiniz...

Afiyet olsun...


Kurtarıcı İstiğfarlar  

Posted by Tespih Taneleri... in ,




EY ALLAH! Kullarindan hangi bir kulun veya disi kullarindan her hangi bir kadinin bende bir alacagi kaldiysa, ben onun topraginda, yahut malinda veya irzinda ya da bedeninde bir gasp yapmissam, o olmus, yahut kaybolmus veya hazirda bulunmussa, kendisi ya da hasmi bu hakki benden istemis fakat ben onu geri vermeye guc yetirememis ve ondan helallik alamamissam, Senin kKalınereminden, comertliginden ve katinda bulunan lutuflarin bullugundan dilegim odur ki, onlari benden razi edesin , sevaplarimi eksiltecek bir hakki benim aleyhime onlara vermeyesin.

Zira Senin katinda onlari benden razi edecek cok sey bulunmaktadir. Ama benim yanimda onlari benden razi edecek hic bir sey yoktur. O halde Sen kiyamet gunu onlarin gunahlarinin benim sevaplarima musallat olabilmesi icin bir yol acma.

Iste eyy Rabbim! Efendimiz Muhammed'e ve Efendimiz Muhammed'in Ehl-i Beytine salat-u selam eyle ve bereketler ihsan eyle. Eyy bagislayanlarin en hayirlisi! Iste o gunahi da benim icin magfiret eyle.

Ey Allah! Suphesiz ben, iste su animda kendim icin, ana-babam icin, butun imanli erkekler ve kadinlar icin, onlarin dirileri ve oluleri icin bu istigfari yapiyorum.

Sen sonsuzlarin ebediyyetine kadar bizim lehimizesin Bu istigfar sebebiyle bizim icin olmus gunahlari ve ceza gunune kadar olacaklari magfiret eyle.

Onlarin son duasi: ''Butun hamdler alemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur''
Sonsuzlarin ebediyyetince, zamanlarin daimiyetince, nihayetlerin sonsuzlugu muddetince, Kendisi icin fena ve zeval(yokluk ve kaybolus) mulku icinde intikal(el degismesi) bulunmayan
Allahu Teala'nin devamiyla daim olacak ve Allahu Teala'nin bekasiyla baki kalacak, ayrica her goz acip kapayacak zaman diliminde ve her nefes alip vermede yuz milyon kat artacak bir istigfar ile, O Hayy ve Kayyum olan, O Kensinden baska ilah bulunmayan Allah'tan magfiret taleb ediyorum ve O'na tevbe ediyorum.

Eyy Allah! Eyy Hu! Eyy Kendisi Kendisinden baska olmayan Zat! Kabul eyle!

Eyy Allah bu duayi kabule denk gelen bir dua yap ve bu dilegi Senin ikramina rastlayan bir dilek yap. Suphesiz ki Sen herseye hakkiyla gucu yetensin.

Eyy Allah! Efendimiz Muhammed'e ve Efendimiz Muhammed'in aline cokca salat ve selam eyle ki bu salat Senin devaminla daim, Senin bekan ile baki olsun ve Senin ilminin disinda onun icin bir durdurak olmasin.

Yine oyle bir salat olsun ki, Seni de razi etsin, O'nuda razi etsin. Eyy alemlerin Rabbi! Onunla Sen de bizden razi olasin. Yine boylece O'na selam edesin.

Iste buna muvaffak olmamizdan dolayi Allahu Teala'ya hamdolsun.
Musriklerin nitelemekte olduklari seylerden tesbih olsun, O izzet sahibi Rabbine!
Selem olsun O tum gonderilen peygamberlere!
Butun nimetlere karsi, hamdlerde Allah'a; O tum alemlerin Rabbine!
_________________

Bu benim tevafuken rastladigim bir kitaptan alintidir canlar. Size anlatmak istedim. Cunku ben sahsim adina cok feyzini ve bereketini gordum. Kitab bir karis boyunda, turkce kismi 75 sayfalik bir bolumden hazirlanmistir. Adi ISTIGFARAT-I MUNKIZE (kurtarici istigfarlar).


Hasan Basri (ra) hazretlerine mensup bu risaled ki istigfarlara haftada bir hatim seklinde de olsa devam etmeniz halinde maddi ve manevi bir cok faydalara ve feyizlere nail olacak. Bir o kadar da bela ve musibetten kurtulacaksiniz insallah.


Muhammed ibni Usame (ra ) dan nakledildigine gore; ''Bu zat zulmen hapsedilmis, sonra Rasulullah (sav) ruyasinda gormus. Rasulullah (sav) ona bu istigfarlari birakmamasini emretmis, ve buyurmus ki:
''Bu istigfarlardan her birini okuyacak kimsenin Cuma gunu baslayip Persembe gunu bitirmesi gerekir.''
O da bu emre uymus. Allahu Teala'da (CC) onu kendisine zulmeden kimseden ve hapisten halas etmis. Ayrica bu istigfarlari Ali ibni Ebi Talib (kv) hazretlerinden rivayet edilmis oldugu ve Ali(ra)'nin her gecenin seherinde okudugu da zikredilmektedir.

Kitapta ki istigfarlar her gune bolunmus pazartesi gunun ki, sali gunun ki gibi...O yuzden rahat okunabiliyor her gune 3 sayfa dusuyor. Arifan yayinlarindan cikarilmistir. Zira dertlerin cogalmasinin sebebi ve kederlerin ardarda gelmesinin nedeni gunahlarin ugursuzlugu ve onlarda israrci olmanin serridir. O halde bunlarin ilacinin da tevbede sadakat ve istigfar olmasi gerekir. Istigfarin faziletine Kitap ve Sunnet'ten bir cok nass delalet etmektedir ki bunlara gore istigfar, gunahlari sildirir, sikintilari acar, dertleri giderir ve kederleri def eder. Arkadaslar gercektende ben denedim, yasadim bunu simdi herseye hamdolsun.

Seher vakitleri fecrin tulu'una (gun dogumuna) kadar olan zaman dilimi, istigfar vakitlerinin en kiymetlisidir. Istigfarin en mukemmelide yetmis kere olandir hadis-i seriflere gore. Iste bu istigfarlarda haftanin her bir gunu icin on istigfar bulundugundan toplami yetmis eder.

Bende bir musluman faydalanir umidiyle bunlari size yazdim. Musluman kardeslerimden biri buna vakif olur da faydalanirsa ondan istegim, hayirli dualarinda bizleride unutmamasi.

Ola ki Allahu Teala bizleri topluca magfiret buyurur insallah...

Kiymali Yesil Mercimek Yemegi  

Posted by Tespih Taneleri... in


Bugun ne yemek yapayim diye kara kara dusunurken aklima geldi yesil mercimek, tahmin ediyorum herkes biliyordur ama kiz kardeslerim icin yazayim dedim. Cocuklar icin en besleyici yemek bu olsa gerek ayni zamanda diger butun tariflerim gibi cok kolay.

Malzemeler:
3 su bardagi yesil mercimek
250 gr kiyma
4 yemek kasigi siviyag
3 yemek kasigi domates salcasi
3 domates rendesi
1 cay bardagi pirinc
2 kuru sogan
1 tatli kasgi tuz
1 cay kasigi karabiber

Oncelikle bir tencerede yesil mercimegi 15-20 dk haslayin ve suzun. Sonra tencereye yagi ekleyip salcayi ve kiymayi koyun baharatlarini ekleyip kavurun. Suzdugunuz mercimekleri ve pirinci de eklyip 5 dk kavurun. Domates rendesinide ekleyin. Ustunu gececek kadar sicak su ekleyin ve kuru soganlari dogramadan soyun butun bir sekilde koyun.  Pistikten sonra soganlari cikarin. Bazilari ustune sirke dokup yiyiyor ama bence en guzel tursuyla yeniyor.

                                                                                                                      Afiyet Olsun...

Related Posts with Thumbnails
Site'de Kaç Kişiyiz