Yuregime Yar Degdi  

Posted by Tespih Taneleri... in


Tasi topragi askla yogrulmus
Her nefeste insana ask besteleri okuyan,
insana aski ogreten gonul sehri...
Asiklarin kendini buldugu gonul bahcesi...
Ve ISTANBUL her seyy bir ask icin..
Istanbul'dan SELAM OLSUN...
Asklarin en guzelini,
Ayriligin en acisini,
Mutluluklarin en sahanesini,
Anilarin en unutulmazini yasadigim sehirden
Canimin icine SELAM OLSUN...
Aski anlatan bir sehrin sancisindayim,
Denizinde bir terkedis bir huzun,
Yine istanbul'dan ogrendim,
Acinin sustugunu...
Yurekce bir sevda benimkisi,
Hayat zindan,yemek icmek ne mumkun...
ancak sarardim soldum.
Bilmediler ki;
Bir istanbul gununde,bogazin birazda deli halinde...
YUREGIME YAR DEGDI...
Simdi iki yakasindada eksigim istanbul'un...
Bu istanbul sehri askin has bahcesi olmali aslinda,
Burada ask siradan bir sey olmaktan cikiyor...
Hayatin ta kendisi oluyor...
Istanbul ile ask, birbirine en ziyade yakisan iki kelime...


Yuz Yillar Once Yasanan Bir Askin Hikayesi...  

Posted by Tespih Taneleri... in




















Bismihu;
Esirgeyen ve bagislayan Allah'in adiyla,
Once soz vardi,hayat sonradan geldi,
Once cile vardi, ihsan arkadan geldi,
Once istiyak arkadan sebat geldi,
Sozun yaratilisi;
Zuleyha'nin yaradilisindan evveldi
Adem ki ona butun isimler ogretildi,
Yusuf'un kaderi Zuleyha'ya tecelli,
KUYU...
ZINDAN...
Once cile arkadan ihsan.
Zuleyha vazgecti mi masukundan?
Yusuf dedi Zuleyha ask zorlu bir sinav,
ben bu sinavi bastan ve gonullu mu kaybettim?
Hayir iste...
Yitirmis gozuksemde kazancimsin sen benim,
ve ser gibi gorunsemde goreceksin,yitirdigin ne varsa benim sana actigim kuyuda, hayrin olacagim sonunda....
Yusuf, dedi Zuleyha, sana gel kaderim ol demem, O kadar ki gulde ki sevda, coldeki ates kadar kadersin bana...
KOLAY DEGILDI ELBET...
Zuleyha gibi yanmak
Yakup gibi aglamak sevdigine...
Aradigina Zuleyha bekledigine Yakup olmak....
Zuleyha Yusuf'un gececegi yere oturdu ve Yusuf'u gorunce oyle bir AHH etti ki;
Yusuf atinin uzerindeydi, elindeki kamci o AHH'tan alev aldi ve Yusuf kamciyi tasiyamadi etti. Atinca Zuleyha bagirdi;
Eyy Allah'im su hale bak, O yuceler yucesi peygamber, ben bir garip kadinim ama benim gonlumde tasidigim atesin zerresi
O'nun eline intikal edince tasiyamiyor atiyor'dedi..
Ondan sonra Attar buyuruyor ki;
iste devrin Zuleyha'lari olmasa,yusuf'un kiymetini kim bilecek?
Zuleyha;
Gulusu sadakayken, Yusuf'un bir gulumsemesine dilenen
Leyla'nin, Sirin'in, Asli'nin ve daha nicesinin masuk olmak varken nasibinde;
Yar gulseninde guzeller gonca gul iken'
aska dusen, dile dusen, derde dusen, Mecnun olan Ferhat olan, Kerem olan bir kadin...
yuregi diken diken...Mahzun, mahcup, siyahkar....
Kinayanlara;"benim yerimde olsaydiniz siz de kinananlardan olurdunuz" diyerek Yusuf'un guzelligini askina sahit getiren,
Yaraticinin cemalinin tecellisi olan o guzellik karsisinda ellerini dograyan kadinlarin,dillerini baglayan
sadece yuregini ve askini konusturan ... Curetkar bir kadin...
Zuleyha'nin kalbine siyah bir nokta duser
atesle sinanir Yusuf, denizler ortasinda...
Yusuf en cok Zuleyha'nin gozlerine muhurluyken guzeldi, Zuleyha'ysa Yusufsuz bir dunyaya haram kilarken kendini....
Yusuf suclarin en guzelidir, Zuleyha tovbelerin....
Zuleyha ,Yusuf'a bir mektup yazmaya baslayinca Yusuf diye basladi, Yusuf diye bitirdi..
Gordu ki hitaptan oteye gecemedi.
Anladi ki askin namesinde ser-nameden ote kelam yok..
Ve Zuleyha'nin lugatinda Yusuf'tan ote sozcuk yok...
Uzerinde kanli beyaz gomlegin...
Gelirsin,kopar icimde firtinalar
Bozgun yerine ugrar ardinda yuregim
Tutunamamda bakislarina, ucurumlarindan gozlerinin
Duserim dipsiz kuyulara
Yusuf yerine,
ben Zuleyha...
Nedir ki curmum asirlardir,kinanasi bir kadinim.Atsinlar beni kuytu zindanlara cemalinden bi haber hasimlarim Yusuf'un yerine; ben ZULEYHA raziyim...
Kabul eyle tovbemi, raziyim Yusuf'un dininden, yarattin ya beni Adem'in kemiginden..
Ayirma hic olmasa ismimi Yusuf'un isminden...
Ah sen keske ferhat olmaya ozenseydin
Mecnun olup collere dusmeseydin..
Ferhat olup daglari delseydin
Gosterseydin askini dillere dusurseydin
Mecnun olup kendinden gecmeseydin..
Oysa ki her insan biraz Mecnundur biraz da leyladir...iste bu yuzden
ASK HEP IMKANSIZDIR....
Kalbinin buyuklugu terk edebildiklerinin miktariyla olculmekse ASK'in adi;
Zuleyha kalbin sinirsizligi kadar ASK ti...
coldeyim,susuzum.dudagin bana Leyla.
Kuyularda Yusuf'um,sozlerin bana Zuleyha.
Ateslerde ibrahim'im .gozlerin bana derya.
Sancilar icinde Meryem'im. bakisin bana Isa.
Yaralar icinde Eyyub'um. Hasretin bana sifa..
Oluler icinde oluyum. Ellerin bana musalla....

-Alinti-

(Ben cok etkilendim,umarim ayni seyleri hissetmisizdir, aski anlamakta, yasamakta cok zor...yuzyillar once yasanan bir askin
hikayesi...)

Havuc Salatasi  

Posted by Tespih Taneleri... in


Bugun size cok sevdigim ve yine her zaman ki gibi kolay bir salata tarifi vermek istiyorum. Anneme misafir gelmisti, hemen resmini cektim. Genellikle cok begenilen ve herseyin yaninda yenebilecek bir salata.


Malzemeler:

6 tane havuc

2 yemek kasigi zeytin yagi

400 gr yogurt

3 yemek kasigi mayonez

1 tatli kasigi seker

1 cay bardagi ufalanmis ceviz


Havuclari ister rendeleyebilir, isterseniz de tekerlek seklinde dograyabilirsiniz. Her hangi bir kapta havuclarin iyice pismesini saglayin. Bu arada seker hatta cay kasiginin ucuyla birazda tuz ekleyin. Sogumasini bekleyin sonrasinda da yogurdu ve mayonezi katip iyice karistirin. Guzel bir borcama yayin. Uzerine de cevizleri serpin.


Afiyet Olsun...

Kan Tutar  

Posted by Tespih Taneleri... in

.


Leblerimle emrine amadedir canim benim
Alda bir buseyle oldur haydi cananim benim
Lal olur birden dilim bilmem neden gorsem seni
Gormesem kalmaz kararim dinmez efganim benim


Hasta gonlum cok zamandir iftirakindan harab
Olmadim bir lahzarahat gecti devranim benim
Mubtelayim bir umitsiz gizli derdin zehrine
Bu sebebten her gecen gun dustu dermanim benim


Yok teselliden nasibim vermeyin zahmet bana
Etmeyin bunca eziyyet az mi hicranim benim
Kan tutar sen her bakista kastedersen canima
Yaremi sar merhem ol da akmasin kanim benim


Arif Emre her ne etsen razidir fermanina
Sahibimsin hem Efendim hem de Sultanim benim

Mehmet Emin Ay'in soyledigi bu ilahi (beni taniyanlar bilir) en cok sevdigim ve en cok etkilendigim ilahilerinden biridir. Ilk kapandigim zamanlarda cok dinlerdim. Her dinledigimde de goz yaslarima hakim olamazdim. Sozlerine dikkat ederseniz beni daha iyi anlarsiniz belki... Nasil bir peygamber askiyla yazilmis, nasil guzel ifade etmis duygularini... Etkilenmemek mumkun degil dogrusu. Zaten hissedilerek yazilan her seyi, okuyan kisi de hisseder bence. Insanin duygilarini kaleme dokebilmesi yurekli oldugunu gosterir. Cunku kalemin siniri yoktur. Hissettiklerimizde oldugu gibi.
Hala bu ilahiyi her dinledigimde ilk defa dinliyormusum gibi icim erir. Tarifsiz bir huzun kaplar her yanimi. Yuregimde ki kor oyle alevlenir ki ve ben Efendimiz (sav) dusunurken boyle derinden hissederken ve acaba gorebilecek miyim korkusu aklimdan gecerken iste o an yok oldugum andir. Iste o an nefesimin tukendigi artik bittigim andir.
Dilerim Mevla'dan Rahmetiyle muamele eder de bize insallah Kendinden de Habibim dedigindende bizi mahrum etmez...Diyor ki mubarek Allah Rasulu(sav):

''Insan beni anasindan, babasindan ve hatta evladindan cok sevmedikce gercekten iman etmis olmaz''

Yani O'nu herseyden ve herkesten ustun tutmaliyiz ki ahirette de O da bizi ustun tutsun insallah. Dostlar gercekten bazen dusunuyorum da surda ne kadar omrumuz kaldi. En sevdiklerimizi hatirlayin vefat ettikleri zaman en fazla uc gun aglariz, sonra normal hayata devam edebiliyoruz. Ahiret alemi sonsuz ve sinirsiz her bir gun seksen yil gibi gececek ve olum yok. Kendimizi, ruhumuzu, hayatimizi, islerimizi hatta ailemizi Allah rizasina ve ehl-i sunnete uygun hale getirelim ki iki cihanda da kurtulalim insallah...

Eski Üsküdar'ı Özledim...  

Posted by Tespih Taneleri... in

Istanbul hep baskadir diyorum. Her semti, her tasi dahi baskadir, ancak uskudar bambaskadir. Uskudar deyince bir cok sey gelebilir insanin gozunun onune. En basta bagrinda yatan mubarekler... Mesela Aziz Mahmud Hudai Hz, (KS) yada Seyh Daveti Hz. (KS) gibi daha niceleri... Sokak aralarina tasmis upuzun carsilari. Mihriman sultan, Salacak, Fistikagaci derken Uskudar tek basina zaten kocaman bir sehir gibi...

Benim Uskudar sevdam cok sevdigim bir insan Gul yengemle basladi. Onun sayesinde Uskudar'i yakinen tanima firsati buldum. Allah hayirli omur ihsan etsin kendisine. Cok severim onu. Annecigi Uskudar'da otururdu eskiden. Beraber gezerdik yatirlari, dualar ederdik birbirimize. Allah'a hamdediyorum hep kendine yakin insanlarla bir araya getirdigi icin beni.
Ahh ahh sevgili Asiye teyzeyi gormeyeli yillar oldu. Zaten Uskudar'da cok bozuldu. Ben cok ozluyorum eskiyi. Eski bizleri...Uskudar sahil boyu her zaman kalabaliktir, ama biz hep sakin zamanlarda giderdik ki tadini cikarabilelim. Gun icinde en cok sevdigim zamanlar sabah namazindan sonra ki zamanlardir. Bilemiyorum hic seyrettiniz mi Uskudar'dan gunun yeni aydinlandigi anlari? Dilerim Rabbim bu guzellikleri tekrar tekrar yasatsin bizlere. Tefekkur ve de ibretle. Huzur ve sukunetle...Aksami da apayri duygular yasatir insana Uskudar'in.
Uskudar iste bir iki satirla yazmakla bitmez ki...Sair ne guzel soylemis:

Bir ayricaliktir yasamak Uskuda'da
Batan gunesi ve Sarayburnu'nu seyretmek
Dolasmak kiyisinda sahil boyunda
Bir baska olur aksam Uskudar'da

Gunesle birlikte dogar umutlar
Kadikoy'den Beykoz'a gider balikcilar
Gecerken Kiz Kulesin'e bir selam cakar
Bir baskadir Uskudar'da aksamlar

Salacak'ta gunesin batisini seyreder asiklar
Kiyisindan yamacindan olta sallar balikcilar
Parklarinda oyun oynar cocuklar
Bir baskadir Uskudar'da aksamlar

Marmaraya acilan yuzune
Bir kizillik duser yalilarin uzerine
Iste o zaman huzun dolar icime
Bir baskadir Uskudar'da aksamlar...

Abdullah Karaduman

Soslu Biftek  

Posted by Tespih Taneleri... in

Bu tarifide sevgili kayinvalidecigimden aldim. Kendisi beni ilk yemege cagirdiginda yapmisti. O gunden bugune hep yaparim. Zaten zamanin da yemek kursuna gitmis. Masallah bilmedigi yok. Benimde yemek kulturum zenginlesti yaninda haliyle. Bu yemegi dun yaptim. Yaptikca yazacagim dedim ya... :) Neyse hemen tarife gecelim. Cokta kolay bir yemek.

Malzemeler:

5 parca biftek
2 yemek kasigi sivi yag
1 domates rendesi
1 kirmizi dolma biber
1 tatli kasigi tuz
1 cay kasigi kara biber
1 cay kasigi kirmizi biber
Dalindan yeni kopmus defne yapragi

Dalindan yeni kopmus dedigime bakmayin. Kurusu da olur ama tazesi cok guzel koku veriyor. Zaten her evin bahcesinde vardir hemen hemen. Oncelikle etleri haslayalim. Tavaya yagi koyalim. Domatesi ve biberi rondoda iyice cekelim. Once salcayi kavuralim. Sonra rondoda cektigimiz karisimi da ekleyip pismesini saglayalim. Sos piserken baharatlarini ve defne yapraklarini vede etleri ekleyelim. En az 20 dk etlerin sosun icinde pisrmeye devam edelim. Simdi eger isterseniz uzerine ince ve tekerlek seklinde kesilmis domates dizip,hatta aralarina da sivri biber koyup firina da verebilirsiniz. Her hangi bir davet icin hem kolay, hem de lezzetli bir tercih. Ama kolay kismi beni daha cok ilgilendiriyor. :)

Mardin Yöresine Ait Bulgur Pilavı...  

Posted by Tespih Taneleri... in

Merhaba canlar, gecen gun bulgur pilavi cekti canim. Hadi yapayim dedim. Daha atesten yeni indirmistim ki bizim yorenin yemeklerini seven bir arkadasim geldi. Ikram ettim haliyle o kadar begenmis ki, bugun de tarifini almak icin aradi. Bende buraya yazayim dedim. :) Ikram demisken aklima Hz. Ali'nin bir sozu geldi. Paylasayim sizinle...

Bir gun sahabelerden biri Hz. Ali'yi (ra) yemege cagirmis. O'na demis ki,
'' Ya Ali canin ne istiyor soyle yapayim, sana ikram edeyim''
Mubarek buyurmuski,
'' Benim icin ozel bir sey yapma. Ancak evde ne varsa onume koy.''
diye latife yapmış. Ne kadar hassas, ne kadar ince, ne kadar mubarek insanlar ya hu. Edep timsali insanlar...

Neyse tarife donelim. :)

Malzemeler:

2 su bardagi bulgur
2 yemek kasigi salca
3 yemek sivi yag
1 tatli tuz
1 cay kasigi karabiber
1 yemek kasigi kisnis
2 su bardagi et suyu
1,5 su bardagi normal su

Yapilisida cok basit. Sivi yagi tencereye koyalim. Salcayi kavuralim ve bulguru ekleyip kavurmaya devam edelim. Tuzunu ekledikten sonra suyunu koyalim. Bu esas tavuk suyuna muthis lezzetli oluyor. Tek basina yemek diye yenir. Suyunu cekmeye yakin kisnisi ve karabiberide ekleyelim. Bizim oralarin sofrasindan eksik olmaz.

Afiyet Olsun...

Icli Kofte (Bir Yemegin Guzel Olmasinin Sirri)  

Posted by Tespih Taneleri... in

Mardin'li biri olarak size yoremize ait bir tarifle merhaba demek istiyorum. Dun icli kofte yaptimYapmisken resmini cektim. Resmide cekmisken sizinle paylasmamak olmazdi. :) Her yorenin farkli tarifi var. Hepsini de tatmisimdir, ama ben size diger yorelerinkinden biraz daha degisik bir tarif verecegim. Yalniz tarif Mardin usulude sekil Malatya usulu oluyor benim koftelerim. Bizimkiler yassi sekilde yaparlar ama ben onu beceremedim. Bu daha kolay geliyor bana nedense bence daha guzel duruyor. :)

.
Annecigimin cok sevdigim halasindan aldim bu tarifi. Nezahat halacigim Rabbim hayirli omur versin. Cok iyi anlasiriz. Cok severim kendisini de, kizlarini da. Hele buyuk kiziyla frekanslarimiz acayip tutuyor ama ise basladigindan beri pek gorusemiyoruz. Guzel insanlar bana yardimci oldular. Dun telefonla konustum ve 'icli' kofte icin olculeri aldim. Malum ben yapiyorumda, iyi de oluyor ama su olcu konusu epey bir sikinti oluyor . Her neyse bugunde kiz kardesime gittik can dostlarla beraberdik. Icli kofteyi yedik beraber. Cokta begendiler sagolsunlar. Biraz zor gorunebilir ama dusunun bir hayatta guzel olupta kolay ne var? Herseyin bir bedeli var. Yine cok uzattim hemen tarife geciyorum.

Ic harci icin malzemeler:

500 gr kiyma
3 tane rendelenmis kuru sogan
1 tatli kasigi salca
2 yemek kasigi sivi yag
1 tatli kasigi karabiber
1 tatli kasigi kirmizi biber
1 tatli kasigi tuz
yarim demet maydanoz

Bulgur icin:
3 su bardagi koftelik bulgur
3 orta boy patates rendesi
150 gr cekilmis et
1 tatli kasigi nane
1 tatli kasigi kisnis
1 yemek kasigi tuz
1 tatli kasigi salca

Oncelikle bulgurun icine butun baharatlarini koyup sicak suyla islatalim ve kendini cekmesini bekleyelim. (Halacigim sen soguk su dedin ama ben sicak suyla islatinca daha kolay yoguruyorum) Bulgur kendini cekerken hemen harci yapalim. Yagi tavaya koyalim ve kiymayi kavuralim. Rondoda cekilmis ya da rendelenmis soganlari iyice pisirelim. Baharatlarini ekledikten sonra salcasini katip kavurmaya devam edelim. Maydanozunuda ekleyip sogumaya birakalim.

Simdi de bulgurun icine patatesleri rendeleyip diger malzemelerini de ekledikten sonra yavas yavas yogurmaya baslayalim. Yanimiza bir kase su alip ara ara yumusatabiliriz bulguru.
Epey bir yogurmamiz gerekiyor. Rahat rahat acabilecek kivama gelene kadar yogurun. Sonra elinize ceviz buyuklugunde bir parca alin ve avucunuzda yuvarlayin. Sonra isaret parmaginizla dondure dondure acmaya ve doldurmaya baslayabilirsiniz. Yalniz kofteleri cok kizgin yagda pisirmeniz gerekiyor. Aksi takdirde acilabilir.

Benim basima kac kez geldi sormayin ama simdi alistim ona gore yapiyorum. Artik olayi riske etmiyorum. Cok guzel bir formul buldum. Cokta ise yariyor valla. Her bir koftede Ihlas suresi bitince de Fatiha suresini okuyorum. Guzel ve lezzetli yemek yapan bir hanima sormuslar nasil her sefer boyle guzel yemek yapabiliyorsunuz diye? IHLAS SURESIni okuyorum demis. Bende duydugumdan beri okuyorum. Hamdolsun simdiye kadar da Mevlam mahcup etmedi. Sizde oyle yapin rahat edin insallah. Iste size guzel yemek yapmanin sirri...


Afiyet Olsun...

Hayatta Benzemek İstedigim Tek İnsan Hazreti Hatice (ra)  

Posted by Tespih Taneleri... in ,

Hatice sadece bir cift asik goz degil
Hatice sadece nehre yatak
Sadece sancaga burc degil
Hatice ayni zaman da ''eller'' demek
Allah'in sevgilisini emanet ettigi kadin elleri, askin elleri.
Askin evi.
Vahyin catisi.
Gozbebegin cercevesi.
Zemzemin kuyusu.
Magaranin yoldasi.
Inci'nin istiridyesi.
Definenin sandigi.
Sevgili'nin sirtina hirka.
Hatice kosesiz ve kusursuz cember
Hatice, avuclarindan su ictigimiz emek sahibi ellerin adi.
Hatice, Aska kapi, Sevgiliye kab.
Hatice''Ol '' emri karsisinda kainat
Hatice gogun altinda uzanmis arz.
Hatice varligi Mim harfine ev kilinmis kadin.
Hatice tekvin kokusu.
Ruyasi gercek cikmisti Hatice 'nin.
Gunes evine dogmustu.


Sibel Eraslan/Col-deniz Hz. Hatice

Bu mubarek guzel insani anlatmaya kelimeler kifayetsiz kalir, siirler ruhsuz, sozcukler yetersiz. O'nu anlamak zor bir meseledir. Benim hayatta ki tek hanim idolumdur. Hakkinda cok okudum ama hepsini yazmaya kalksam sayfalarca surer. Alinti yapmak istedim yine de beni tatmin etmedi. Hep bir yerde bir eksik var. O guzel insani anlatmak ya da yazmak yurek ister. Ne yazarsaniz yazin yetmez. Cunku O oyle bir insan ki, tum alemlere Rah
met olarak gonderilen,
Efendimiz(sav)'in daha peygamberliginin ilk zamanlarinda tek yaninda olan hanimdi. Efendimiz(sav)'in bir tek O'nun yaninda rahatliyor, O'ndan destek aliyordu. Bu beni her zaman cok mahzun etmistir. Sadakati beni cok etkilemistir.

Allah'in selami, rahmeti ve bereketi evvela Rasullullah(sav)'in, hz.Hatice(ra)'nin ve butun ashabinin uzerine olsun. Rabbim sefaatlerine nail eylesin.

Ahirette onlari gorebilmek icin cok sabirsizlaniyorum. Acaba gorebilecek miyim bilmiyorum ama ben umidimi hic bir zaman kaybetmedim, kaybetmeyecegim. Cunku onlari cok seviyorum ve Efendimiz(sav)'in dedigine gore de;
''Kisi sevdigiyle beraberdir''



Yarim Istanbul'um...  

Posted by Tespih Taneleri... in

Mubarek cuma gununuz hayirlara vesile olsun insallah. Disarda cok guzel bir hava var. Boyle zamanlarda hemen aklima bogaz geliyor, simdi orda guzel bir sabah kahvaltisi harika olurdu. Eskiden beri oyleyim aliskanlik oldugu kanaatindeyim. Allah'im selamet versin, cok tatli cok sevdigim bir hocam vardi. Bana kur'an-i Kerim'i o ogretti. Sevgili Meltem Turkoglu hocam Beylerbeyinde oturuyordu. O da benim gibi cok haz alir istanbul'dan. Mubarek onunla her gorustugumuzde de cok istifade ederim fikirlerinden. Her konuda istisare yaptigim ilk tercihlerimlerinden biridir kendisi.
Canim benim , hadi Meltem abla hazirlan geliyorum derdim, inerdik Vanikoy'e icerdik bol dumanli kahvelerimizi Alperenler cafede. Ben Erenkoy'de oturmama ragmen haftada dort bazen bes kez giderdim bogaza. Ya orda kendime geliyorum sanki, muthis bir manzara var, hele o mihrabat korosundan bogaz canli bir tablo gibi gorunuyor. Meltem ablayla cogu zamanimiz burda gecerdi. Rabbimin yarattigi bu essiz guzelligi saatlerce seyretsek doyamazdik...
Icim costu en iyisi duygularimin en kolay yoldan tarifine geceyim...

Kucukluk hayalimdin
Buyudukce buyudun
Vardigimda kanmadim
Sevdigim Istanbul'um

Denizinde islandim
Rihtiminda dinlendim
Martilarla dertlestim
Cananim istanbul'um

Beylerbeyi Beyoglum
Modalar Kadikoy'um
Dolmabahce sarayim
Mekanim Istanbul'um

Sultanahmet duragim
Sirkeci'de otagim
Adalarda kalayim
Saadetim Istanbul'um

Bogazici seyranim
Kiz kulesi nisanim
Fenerbahce gulsenim
Bayramim istanbul'um

Uskudar ask yokusum
Tahtakale as bulusum
Umraniye topragim
Sevdamsin Istanbul'um

Levent'e duser yolum
Bebek'te olsun evim
Sisli'de sakrak sesim
Evrenim Istanbul'um

Aksaray'da yayayim
Beyazit'ta susarim
Kumkapi'da kaynagim
Nimet'im Istanbul'um

Lugat yok anlatamam
Kelime yetiremem
Omur az bitiremem
Yarim yarim, hayatim
Asigim Istanbul'um

Alinti

Sütlü Mısırlı Çorba  

Posted by Tespih Taneleri... in


Yaklasik on sene evvel yasadigim bir animi anlatmak istiyorum size. Annem, teyzesinin kizi Filiz abla ve ben uc kafadar beraber bir seyler yapmak cok hosumuza gidiyordu. Canim Filiz ablacigim nazar degdik kendimize artik birak bir yere gitmeyi gorusemiyoruz bile. Degisik mekanlar kesfetmek, farkli lezzetler tatmak, guzelim Istanbulu'umuzun gormedigimiz degisik ortamlarinda bulunmak adina her hafta sonunu degerlendirmeye calisiyorduk. Bir gun ramazan ayinda iftara ciragan sarayina gitmek istedim. Zor oldu ama onlari da ikna ettim. Osmanli mimarisinin o gorkemli havasini yasamak istedim. Neticede tarihi bir mekanda guzel bir iftar hicte fena olmazdi diye dusunuyordum. Gorunce biraz icim burkuldu ama yine de guzeldi.

Istanbul bogazi harika gorunuyordu. Turk sanat muzugi esliginde cok guzel vakit gecirdik. Tabi ki cok degisik lezzetlerle tanistik, ozellikle corba servisi harikaydi. Bu animi anlatmamdaki sebebte o corba. O kadar
hosuma gittti ki hemen denemek istedim. Tarifini almak ne mumkun, benim uydurdugum ama o lezzeti yakaladigim bir corbanin tarifini paylasacagim sizinle. Hatta cok canim cekti su an bir yandan da onu yapiyorum.

Malzemeler:


1 ince rendelenmis havuc
5 yemek kasigi un
1 yemek kasigi tuz
1 kg sut
1 demet dereotu
1 su bardagi su
1 su bardagi haslanmis ya da konserve misir

Ben bu corbayi yaptigim zaman olcuyu cok bol tutarim ve ayni gun biter zaten. Oncelile havucu yarim bardak suyla hafif pisirelim. Daha sonra soguk sutu ve suyu tencereye dokun. Unu da karistira karistira ekleyin topaklanmasin. Kaynayana kadar iyice pisirin. En son olarak tuzunu, misiri ve dere otunuda ekleyip 10 dk daha pisirin. Harika oluyor mutlaka denemelisiniz. Bu arada ciragan sarayinda yedigim corbada tek tek didilmis tavuk parcalarida vardi. Tercihi size birakiyorum. Olduda kivami koyu olursa sut ya da su ile inceltebilirsiniz.

Afiyet Olsun...

Yüzümde Hüzünden Gölgeler Varsa...  

Posted by Tespih Taneleri... in






















Yüzümde hüzünden gölgeler varsa,
O hüzün yüzündendir olsa olsa,

Bilmiyorum, bu yaşamın çoğu yaşanmamışsa,
Yaşanmadığı okunur, şimdi, daldımsa,

Özledikçe yalnız durup/susup baktımsa,
Sorulacakken nedeni nasıl sormadımsa,,

Geldiğini umudumla umudla umdumsa,,
Geleceğini görüyor/biliyordum, anlattımsa,

O geçip/gitti 'ora'sına, ben göremedim, baktıysa,,,
Derim ki şimdi, bir daha gelse/de, sorsa,,

Sözümle, yüzümle, gözümle dedim, duysa,,
Bense buramda onu bekledim oysa,,,,

Yüzümde hüzünden gölgeler kaldıysa,,,
İçimde örülen duvardan düşmüştür, çatladıysa,,,

Özdemir Asaf

Adı Hüzün Olsun  

Posted by Tespih Taneleri... in



























Adı hüzün olsun bu gerçeğin.
Ayrılığın tekil sızısını hissetmenin
Ve senden sonraki yaşantımın,
Adı hüzün olsun!


Öteki renklerini aldığın,,
Tek mevsimlik dünyamın,
Ve senden bana kalanların,
Rotasız başlayan yolculuğumun,
Her limanda yüzleştiğim sensizliğin,
Adı hüzün olsun!


Bir türlü gelmeyen geleceklerin,,
Bir yarısı sende kalan geçmişin,
Ve her gün biraz daha kaybolan iyimserliğimin,
Adı hüzün olsun!


Gittikçe tuhaflaşan tavırlarımın,
Azalan ideallerimin,
Alışkanlık haline gelen sıradanlıkların
Birbirine benzeyen her günün
Adı hüzün olsun!


Aklımda kalan şarkı sözlerinin,
Anılarını sakladığım kirli odamın,
Yağan yağmurun,
Cama dayanmış soluk yüzümün,
İçimde ağlayan çocuğun,
Adı hüzün olsun!


Artık gelmeyeceğine olan inancımın,
Eksik yüreğimin, göremediğim renklerin,
Sensizliğin, yarım kalmışlığın,
Adı hüzün olsun!


Değişmeyen şeylerin,
Aynı filmin tekrarına benzeyen rüyaların,
Sadakatini elden bırakmayan gönlümün,
İçimdeki yalnız şairin, bu yaşantının,
Ve bu şiirin
 Adı hüzün olsun!




Şemsettin Kaya

SEVMEK ÖLMEKLE BAŞLAR  

Posted by Tespih Taneleri... in

Hüzün...
Nikotin tadında bir sey bu...
Ve alıskanlık yapıyor...
Hüzne alısık gönüller daha dayanıklı...
Bunu biliyorum...
Hayata hep gözyası penceresinden bakmak.
Acıyı saklamak ve onu mukaddes bir emanet gibi tasımak asilce...
"Ardımda yangın sonrası bir sehir var... Yıkıntıların üstünde hâlâ dumanlarin tüttügü...
Kösebaslarında yaralı ve gönlü yaralı insanların dalıp dalıp gittigi, sokak aralarında saskın kedilerin dolastıgı! yangın yeri bir sehir... Dönüp bakıyorum. Sırtımda alevlerini sıcaklıgı hâlâ... Gözyası kaynagım kurumus... Gözyası yollarımda sararmıs otlar... Gözlerim ufukta... Kaçıp giden rüzgâri, yangını büyüten o rüzgâri ve geciken yagmuru arıyorum...

(Sevmek Ölmekle BaşLar)

Murat BAŞARAN

HÜZÜN...  

Posted by Tespih Taneleri... in



















Acının çiçeği
HüZün uzakların çağrısıdır
Hergün yüzlerce binlerce defa uzaklara düşer de düşünceleriniz
Bedeniniz hapistir ve kurtulamazsınız
HüZün uzakların çağrısıdır, gidemezsiniz
Hüzün kaçıp giden trenin ardından bakakalmaktır
Gece yarıları garlarda
Hüzün üşümektir
Gece yarıları sizi almak için çırpınan
Karanlık dalgalara ve şehir ışıklarıyla oynaşan yakamozlara cevapsız kalırken...
HüZüN ağlayamamaktır
Ağlamak için çırpınırken ağlayamamak...
HüZüN aşk satmaktır duvarlara
HüZüN aşk da boğulmaktır
Ve kimsenin anlamamasıdır feryadınızı
HüZüN içten içe yanarken
Uşümek ve ürpermektir...
HüZüN yalnızlıktır
Yalnızlıksa soylu bir duygudur
Kristal kadehte size sunulmuş ve alışkanlık yapar...
HüZüN uzaklara ait olup
Yakınlara hapsolmaktır...


Murat Başaran
            

Kumpir Tarifi  

Posted by Tespih Taneleri... in


Sevgili dostlar, simdi size yine cok begenilen bir tarifimi daha yazacagim istek uzerine. Kumpir sever misiniz? Eger seviyorsaniz bunu da seveceksiniz demektir. Ayy simdi Ortakoy'de olmak vardi. Kumpiri sicak sicak bogazda yemek vardi. Eskiden cok giderdim hatta Besiktas'tan Ortakoy'e kadar yururdum. Simdi zaman bulamiyorum ama acaba eskisi gibi hala o kadar guzel mi oralar diye merakta ediyorum dogrusu.
Neyse benim hayatta vazgecemedigim bir seydir kumpir. Oralara gidemeyince evde yapmaya basladim.

Malzemeler:


7 tane orta buyuklukte patates
300 gr kasar peynir
150 gr tereyag
1 tatli kasigi tuz

Uzeri icin:

Dilediginiz malzemeyi kullanabilirsiniz. Ben misir ve bezelye tanelerini, dogranmis salatalik tursusunu biraz ketcap ve mayanozle cok seviyorum.

Yapilisina gecelim hemen. Patatesleri iyice hasliyalim. Hafif soguduktan sonra patatesleri rendeleyelim. Tereyagini ve kasar peynirini de rendeleyelim. Tuzunuda ekledikten sonra iyice
yoguralim. Isterseniz kaselere ayri ayri koyabilirsiniz ya da her hangi bir borcama yerlestirelim.
Servis yapacaginiz zaman, mikrodalgada ya da firinda iyice isitip uzerine malzemelerini koyun.
Illa ki sicak servis edilmeli. Gecenler de yaptigimda kasar peynirini fazla kacirmisim, size olcu
yaziyorum ama ben pek olculu yapamam aslinda. Arkadaslar hala kafa buluyorlar benimle
kaymak gibi olmus, bol buldun heralde diye, bayagi gulduk ama hic kalmadi yaaaaa.....

Afiyet Olsun...

Ruha Dokunanlar...  

Posted by Tespih Taneleri... in


Kanadın kırılırda; maviye uçamazsan,
Ne güne duruyor! Al kanatlarım senindir.
Caresiz çilelere; bir umut bulamazsan
Kendime etmediğim; dualarım senindir.


..............................


Bir Yıldızla Konuşurum Susmuşum
Meryem Gibi
İşlemez Yüreklere sükutum
Daglar gibi...

Gitme Istemem...  

Posted by Tespih Taneleri... in
























İstemeyiz gitmesini, gitmesini istemediğimizin..
İstemediğimiz halde giderse, bizdeki bizi de götürür.
Biz ne gitmesini istemediğimizsiz ne de sevgisiz yapabiliriz.
Giden gider ama biliniz ki aşkı kalır.
Aşkının gitmesini istemem.. Ey Aşk !
Gitme istemem...

Gitme İstemem
Demek sen böyle salına salına bensiz gidiyorsun ey canımın canı.
Ey, dostlarının canına can katan,
Gül bahçesine böyle bensiz gitme istemem.


İstemem, ey gökkubbe, bensiz dönme
İstemem, ey ay, bensiz doğma.
İstemem, ey yeryüzü, bensiz durma
Bensiz geçme, ey zaman, istemem.


Sen benimle beraberken
Hem bu dünya güzel bana, hem o dünya güzel.
İstemem, bensiz kalma bu dünyada sen,
O dünyaya bensiz gitme, istemem.


İstemem, ey dizgin, bensiz at sürme.
İstemem, ey dil, bensiz okuma.
İstemem, ey göz, bensiz görme.
Bensiz uçup gitme, ey ruh, istemem.


Senin aydınlığındır aya ışığını veren geceleyin.
Ben bir geceyim, sen bir aysın madem,
Gökyüzünde bensiz gitme, istemem.

Gül sayesinde yanmaktan kurtulan dikene bak bir.
Sen gülsün, bense senin dikeninim madem,
Gül bahçesine bensiz gitme, istemem.


Senin gözün bende iken
Ben senin çevganın önündeyimdir.
Ne olur, öylece bak dur bana,
Bırakıp gitme beni, istemem.


O güzelle berabersen, sen ey neşe,
İstemem, sakın içme bensiz.
Hünkarın damına çıkarsan, ey bekçi,
Sakın bensiz çıkma, istemem


Bir şey yoksa bu yolda senden,
Bitik bu yola düş enlerin hali.
Ben senin izindeyim, ey izi görünmez dost,
Bensiz gitme, istemem.


Ne yazık bu yola bilmeden, rasgele girene!
Sen ey, gideceğim yolu bilen,
Sen ey yolumun ışığı, sen ey benim değneğim,
Bensiz gitme, istemem.


Onlar sadece aşk diyorlar sana,
Oysa aşk sultanı mısın sen benim.
Ey, hiç kimsenin düşüne sığmayan dost,
Bensiz gitme, istemem.



Mevlana Celaleddin Rumi

Sözde İzmir Köftesi  

Posted by Tespih Taneleri... in



Gecen gun kiz kardesim bana ''ablacigim hep pasta tarifleri yazmissin birazda yemek tarifleri yazda basimiz sikisinca acip bakalim'' dedi. Bende istek uzerine yazdigimi soyledim. Neyse onun hatirina kolay yapilabilecek yemek tariflerini de paylasayim sizinle. Kolay diyorum cunku bende pratik yemekleri seviyorum. Mesela dun yaptim bu yemegi hem hafif hem de lezzetli oldu.

Kofte icin:

250 gr kiyma
1 kuru sogan rendesi
1 cay kasigi kara biber
1 cay kasigi tuz
1 yumurta
yarim demet maydanoz
1 su bardagi kurutulmus, ufalanmis ekmek(bildigimiz kofte yani)
sosu icin;
4 ve ya 5 tane patates
1 adet kirmizi dolma biber
1 adet sivri biber
4 yemek kasigi salca
2 domates
3 yemek kasigi yag
1 tatli kasigi tuz
Arzunuza gore bolca kekik

Oncelikle koftenin malzemelerinin hepsini bir kaba koyup iyice yogurduktan sonra kizartalim. Patatesleri soyup cubuk seklinde dograyalim. Domatesleri rondoda cekelim, biberleri de arzunuza gore isterseniz yemegin icine dograyin, isterseniz domatesle birlikte rondoda cekebilirsiniz. Tencerede yagi kizdirdiktan sonra salcalari kavurup domatesi ve biberleri koyalim. Sonra da patatesleri atip iyice kavuralim. Tuzunu atalim ve ustunu gececek kadar su ekleyip pisirelim. Patatesler pistikten sonra yassi bir tepsiye dokelim. Kofteleri patateslerin aralarina dizelim,uzerine bolca kekik gezdirelim. Gordunuz mu cok kolay iste.
Bazen patatesleri de kizartip yaptigim oluyor ama tercihi size birakiyorum.
Afiyet Olsun...

Ah Yağmur Nede Güzel Yağıyorsun....  

Posted by Tespih Taneleri... in

Ah yagmur ne de guzel yagiyorsun...

Nasil guzel bir ses bu Ya Rabb... Bu yagmuru yagdirdigin gibi, gonullerimizede merhamet yagdir. Ne buyuksun Mevlam, nasil guzel bir sey bu. Kuvvetine ve kudretine kurban oldugum. Tum benligimle hayran oldugum... Nasilda yagdiriyorsun rahmetini, Seni her daim zikreden Varliklarin ustune. Bizlerede nasip et Ya Rabb hak etmedigimiz halde istiyoruz.
YaRabb fikrimizden, zikrimizden dusurme kendini. Hayatin bos ugrasilariyla oylesine dolduruyoruz ki vaktimizi, yorgunluktan sarhos oluyoruz, anlamsiz gayretler icindeyiz her daim. Bizlere seninle ilgili mesguliyetler ver. Gokyuzunun gurlemesi gibi gurlesin icimizde varliginin azameti. Kur'an nuruyla aydinlansin, karanlikta kalmis kimsesiz yureklerimiz, merhametine muhtaciz.
Ya Rabb nasilda heyecanlandiriyor yagmurun siddeti, nasilda urpertiyor gokyuzunun cigliklari, uyanin artik der gibi, uyaniyoruzda Mevlam, silkelenemiyoruz bir turlu... Yagan her damla, bir kursun gibi insede yuregimize, yetmiyor iste magfiretine muhtaciz. Ne olur Ya Rabb, biz kendimizi biraksak bile SEN bizi birakma. Su an yagan rahmetin gibi icimize dol. Kendinden mahrum birakma... Korkuyoruz Mevlam, gunluk hesaplarla mesgulken zihnimiz, yarin ruzi mahserde amellerimizle hesaplasinca yardim et bize. Yapraklarin uzerinden damlalar nasil akip gidiyorsa, hayatimizin akisina oyle engel olamiyoruz...

Efendimiz'in (SAV) Hz. Hasan'a (RA) öğrettiği müthiş dua  

Posted by Tespih Taneleri... in ,


Bu konuyu bir sohbette dilemistim. Her zaman ki gibi bana cok ilginc geldi. Allah'im her gun baska baska seyler ogreniyorum. Ogrendikce sasiriyorum. Bilmedigimiz daha neler var. Rabbim hepsine vakif olmayi nasip etsin. Ogrendikce yenileniyorum sanki ve hemen sizinle paylasmak istiyorum.

Kalb ve insan kelimeleri arapcadan gelmektedir. Kalbe kalb denmesinin sebebi donmesindendir. Kalbler Allah'in elindedir. Kalb cok cabuk doner. Insan kelimeside nisyandan geliyor, unutan demektir. Insan unutkandir, unutkanligindan dolayi insan deniyor. Adem (as) ilk insan ilk unutandir. Cennette yasaklanan agactan yedi. Ilk unutan ilk insandir. Insanlarin yaratilisinda unutkanlik vardir.Rasullullah(sav);

'' Kalb bir ovada ki ,colde ki yapraga benzer, ruzgar onu evirir cevirir, altini ustune getirir''

Buyuruyor ki kalb boyle bir sey. O yuzden dua ediyoruz tum samimiyetle kalbimizi koruma altina almak icin;

''Ey kalbleri evirip ceviren Allah, bizim kalblerimizi dinin uzere sabit eyle, Ey kalbleri donduren Allah, kalblerimizi taatina dondur. Ya Rabbi kalblerimizi hidayete erdirdikten sonra kaydirma, bizleri tovbe uzere al''

Ne guzel bir duadir bu ya...
Bu dua ayni zamanda Efendimiz(sav)'in torunu hz. Hasan'a ogrettigi bir duadir. Ayni zaman da bu duayi hic birakmamasini emretmistir kendisine. Bizde hissemizi alalim insallah. Cunku kalb her an kaymaya musait yaratilmistir. Allah'im muhafaza etsin...

Rahatlamanın Bir Yolu...  

Posted by Tespih Taneleri... in


Bazen dusunuyorum da oyle seyleri takiyoruz ki kafamiza, oyle dertleniyoruz ki olur olmadik. Sanki butun dunyanin yuku bizim uzerimizde, biz olmasak isler yurumeyecek, hersey aksayacak, hic bir sey yoluna girmeyecek gibi. Her seferde yasarim bunu ben. Aman ne olacak, aman nasil olacak, soyle olsun, boyle olsun... Kendi kendimizi yeriz. Hic bir seyde gelmez ya elimizden cektigimiz sikintiyla kaliriz.
Kendi kendime bir karar aldim gecenlerde. Bundan sonra hic bir seyi kafama takmayacagim diye. Yoruluyorum artik cunku, her neyse okudugum kitapta rastladigim bir hadis-i serif beni kendime getirdi dogrusu. Once sasirdim sonrada simdiye kadar neden oyle yapmadigima uzuldum. Hadis şu:

''Insanlar her islerinde hakkiyla Rabb'lerine tevekkul etselerdi, Allah'u teala zaten her islerini onlarin hayrina olacak sekilde nasip eder''

Basimin taci, kurban oldugum, mubarek insan ne guzel diyor. Anlayana tabi ki. Bende artik hic bir seyi kafama takmamaya calisiyorum ve aynen hadis-i uyguluyorum. Arkadaslar hakkaten sasilacak derecede rahatladim ya hu. Bir bakiyorum ki hersey nasilda istedigim sekli aliyor kendiliginden, istedigim gibi olmadiginda da hayirlisi boyleymis diyorum. Bu sefer dikkat ediyorum isin sonu benim istedigimden daha hayirli oluyor. Nasil hamdedecegimi sasiriyorum sonra..
Ya Rabbim boyle guzel bir peygamberle bizi sereflendirdigin icin, anlattiklarini anlama firsati verdigin icin, bu hadisleri karsima cikarip sonrada yasamayi bana nasip ettigin icin, sana sonsuz kere hamdolsun...

İmam Rabbani Hazretlerinden....  

Posted by Tespih Taneleri... in ,


Hüzün dalgası çarptıysa bir insanın yüreğine ya Mevlasını özlemiştir ya da Mevlası onu... Mevlayı özleyen gönül ya hüznü bekler ya da hüzündedir.


Bela, gam ve keder Mevlanın sevdiklerine gösterdiği kamçıdir. Vurdukça kendine çeker.

(İmam Rabbani)

Düşündüren bir ayet-i celile...  

Posted by Tespih Taneleri... in

Ve sen yine denediginde
Ve yine kalbin daraldiginda
Ve yine butun kapilar kapandiginda
Ve yine ne yapman gerektigini bilmediginde
Uzun uzun dusun ve Yaradani hatirla!
Allah(cc) kuluna kafi degil mi?


Zumer suresi


Bu ayet-i kerimeyi ilk okudugumda epey bir tefekkure daldim. Rabbim o kadar iyi taniyor ki yarattigi kulunu nasilda guzel yol gosteriyor, nasil guzel kendine getiriyor. Anlayana tabi ki..
Hepimizin arada yasadigi duygular bunlar. Beni cok etkiledi dogrusu, sonrasinda artik hep basim sikistiginda hafif darlandigimda hep bu ayeti hatirlayip hamdediyorum. Inan ki oyle ferahliyorum ki tarifsiz. Zaten Allah Rasulu(sav) buyuruyor ya bir hadisi serifinde''Insanlar her islerinde Rabblerine hakkiyla tevekkul etseler Allah(cc) zaten islerini kendilerinin hayrina olacak sekilde nasip eder'' ne guzel soyluyor mubarek ya hu. Vallahi ben bunu cok musahede ediyorum dostlar. Darisi basiniza insallah...

Güzel Sözler  

Posted by Tespih Taneleri... in

Olum saatinden daha guzel bayram mi ariyorsun eyy nefsim?

Dostum beni cagirdigi zaman nasil kosarak gitmem ki?

............................................

Asik masukuna bunu yapar mi?
Her gun baska bir gunaha dalar mi?
Diz cokup ellerimin arasina aldigim
Bu akilsiz basim midir?
Yoksa sonmus umutlarim midir vuslata dair?
Eyy nefsim azaba dayanabilecegin kadar gunah isle....

......................................

Insanlar kiyafetleriyle karsilanir, DUSUNCELERIYLE ugurlanir...

........................................

Bak ibret al yere dusen yapraga o da eskiden tepeden bakardi topraga...

.......................................

Varliga ben seninle agahim, Var olan ancak sensin Allah'im....

......................................

Insan Allah'in umududur, kim Allah'in umudunu kirarsa
Allah'da kiyamette onun umudunu kirar..

..................................

Eger NAMAZIN yoksa bik ki SENDE yoksun...

Mağrifeti Böyle İstemek...  

Posted by Tespih Taneleri... in ,



Ebu Abdillah el Verrak(ra) buyurmustur ki:


"Senin uzerinde yagmur taneleri ve denizin kopukleri kadar gunah olsa, su duayi samimiyetle yaparsan, elbette hepsi silinir gider."


"Insaallahu Teala...


"Ey Allah'im ben kalbimle kendisine donmemeyi karar vererek tovbe edip, sonra nefsimin ugursuzlugu ve cehalatim yuzunden tekrar dondugum (isledigim) butun gunahlarimdan dolayi Senden MAGFIRET DILERIM..


Kendiligimden sana soz verip, sonra kotu nefsime uyarak sozumde durmadigim her seyden oturu Senden MAGFIRET DILERIM....


Senin rizani kastederek bir amel yaparken, Senden baskasininda kendisine karistigi her hayir ve iyilikten oturu Senden MAGFIRET DILERIM.....


Kendisiyle sana ibadet etmege yardim alayim diye, bana in'am etmis oldugun, fakat ben onunla, Sana isyan etmege yardim aldigim (Sana karsi kullandigim )her nimetten dolayi Senden MAGFIRET DILERIM...


Ey gizli ve asikar her seyi bilen ALLAH'IM, gunduzun isginda ve gecenin karanliginda, ortada ve tenhada, gizli ve acik, isledigim her gunahtan dolayi, Senden MAGFIRET DILERIM....


EY HALIM... (Kulun isledigi suclardan dolayi acele ceza vermeyen ALLAH'IM!)



Merhaba  

Posted by Tespih Taneleri... in





MERHABA hayalim,
Duslerimde yasattigim sen'im,
Ruhumun kahramani,
Canimdan ote sevdigim,
MERHABA sana sebebim...
Kendimi bulmuslugum,
Varliginda yokoldugum,
Hayatimin anlami,
Dilimden dokulen kelimelerin manasi,
Sevgiyi anlatan kitabimin her cumlesi,
MERHABA askimin tarifi...
Yalnizligimi paylastigim limanim,
Ruhumun kendisine aksettigi gunesim,
Yalniz gecelerimin tek sahidi ay'im,
Karanliklarimin bitis noktasi,
MERHABA sana aydinligim.....
MERHABA diyorum sana bir an once gel diye...
MERHABA diyorum sana cabucak gelde ruhumu sar diye...
NERDESIN HAYALIM?
MERHABA gelecegin gune..
Sen gelmeden once MERHABA......
Husna

Korkuyorum Ya Rasulullah!  

Posted by Tespih Taneleri... in


Ya Rasulullah
Huzuruna cikmaya yuzum yok
Gunahlarimin agirligi altinda eziliyorum..
Ya Rasulullah
Sen ki ne ne zor gunler yasadin
Ne buyuk sikintilar cektin
Senden dua istenildiginde,
Sadece UMMETIM,UMMETIM,UMMETIM dedin
Sen bizi bu kadar severken,
Bize bu kadar bagliyken,
Ya Rasulullah bir de bize bak
Senden nasil sefaat isteyecegiz?
Seninle yuzyuze gelirken ne yapacagiz?
Cennetle cehennem arasinda
Kosustururken saskinlikla,
Ya bizi gormezsen,taniyamazsan...
Ahhh Ya Rasulullah korkuyorum..
Ama sen Rahmet Peygamberisin..
Sen bize yine kiymazsin degil mi?
Sana layik ummet olamadigimiz ve
Senin istedigin gibi yasayamadigimiz halde
SEFAAT edersin degil mi?
Korkuyorum YA RASUL KORKUYORUM...

Husna

Yıl Dönümümüz  

Posted by Tespih Taneleri... in



Bu gun yıl donumumuz askim,
Seneleri devirmisiz seninle...
Kimi zaman beraber, kimi zaman ayri,
Zaman suruncemesinde bogusmusuz hep.
Kimi zaman beraber, kimi zaman ayri,
Kavgalar gormusuz, gereksiz surtusmeler.
Bazen sevincler gormusuz, huzun dolu mutluluklar,
Bazende kimsesizlikleri yasamisiz,
Bu hengamenin icinde.
Yorgun dusmusuz...
Hayat suruklemis bizi, yalniz limanlara,
Beni sensiz, seni bensiz...
Mesafeler girmis aramiza,
Bitmek tukenmek bilmeyen uzakliklar..
Birde ozlemle yogurmus yasam bizi, hesapsiz...
Ayriliklar sevgimizi yipratmamis,
Sadece ozlemle terbiye etmis..
Sanki simdi daha guclu, daha coskulu askimiz..
Ic yakan, mahfeden, bazende bittigimizi hissettiren bu hasret,
Percinlemis askimizi sanki...
Dahada buyutmus, olumsuzlestirmis...
Herseye ragmen kocaman ask dolu bir yuregimiz vardi
Icimizde tasidigimiz..
Evet yorgun ama sevgimizle dolu iki yurekti bu..
Askim;
Seninle bu gun yil donumumuz...
Ikimizede kutlu olsun...

Husna

Hayat Bu Ya Dostum...  

Posted by Tespih Taneleri... in



Hayat bu ya dostum; hicran yarasi hersey. Yarim kalan asklarla, tamamlanamayan cumlelerle dolu...

Sonu gelmeyen bir mucadele icinde, hayallerimizi gerceklestirmek adina hayatin bu inisli cikisli sarp yollarinda ilerlemeye calisiyoruz. Bazen yuruyor bazen kosuyoruz umarsizca.

Hayat bu ya dostum; can yakan acilar, dayanilmaz ayriliklarla dolu. Kirik bir kalp tasiyoruz icimizde.
Sahte yuzlerin yalan tesellileriyle dolu. Huzunle yogrulmus duygularimiz artik yorgun.

Hayat bu ya dostum; onemli sandigimiz ama gereksiz butun ugrasilarimiz. Ne icin? Kimin icin? Bir dusunmeli insan. Aslinda bos vermeli bence. Nasil bir duygudur acaba, her turlu haksizliga, her turlu kotuluge birazcik bos vermek?

Acaba daha mi kolay olurdu hersey?

Acaba gunduzlerde ki karanligin sonu gelir miydi?

Acaba o zaman gunes uzerimize dogar miydi?

Sanirim kabullenmek lazim,herseyi oldugu gibi kabullenmek...



Hayat iste be dostum;

IMTIHAN hersey IMTIHAN...

Sadece IMTIHAN...



HUSNA

İstanbul  

Posted by Tespih Taneleri... in ,





















Sözcüklere sığdıramam, üstelik mecalim yok tarife.
Nadanım ben, meğer yürek sesim, ilham olsun arife.


Dünyada eşin de yok, benzerin de adım kadar eminim.
Yemin etsem; “sen dünyasın, dünya sen” boşa gitmez yeminim


Durgun denizlerde, mahzun bir sandala benzer süzülüşün
Bazen de, yalnız kalmış bir kuğuyu andırır üzülüşün.


Şu gizemli sokakların öyle ki; asırlara münhasır…
Görmeden seni, anlatabilmek imkânsız, yetmez bin asır


Ey İstanbul! Seni görmek; inan Yahya Kemal’i görmektir,
Fatihler, Yavuzlar gibi nice sultan cemali görmektir.


Bir yanın Anadolu, diğer yanın; huysuz mu huysuz bir yâr
Sana koşuyor bütün insanlar, akın akın, diyar diyar…


Ne sevdalar yaşandı, kim bilir ki şu surların yanında,
Hüsrana yelken açmazdı sevgililer, o aşk meydanında.


Kınalı saçlar dalgalansın yine yüz yıl öncesi gibi…
Her bir karışın hatıradır, sanki sevda güncesi gibi…


Sen, filmlerin, erişilmezliklerin, iç çekişlerin şehri!
Sen ey aşkların, sevdaların, göz nuru nakışların şehri!


Sana uzanmak, seni kucaklamak o kadar kolay değil.
Öpeyim bir kez, kır kibir zincirlerini azıcık eğil!


Eğ başını, Boğaz’ın serin sularında yıkansın yüzün.
Al senin olsun istemem, yâr olmaz ne gece ne gündüzün.


Bağrında pırlantalar dizili, göz kamaştırıp parlıyor,
Kem gözler, üzerinden, parça parça sökerek toparlıyor.


Tarihin şahitliği seni haklı çıkarır her davanda,
Sanki binlerce çeşit derde deva barınıyor havanda.


Taşın altınmış, topraklarında altından kolyeler saklı,
Gören hiç bir göz; cazibenden uzak kalamaz ki yasaklı.


Bir ayağın Batı’da, gizemli yollarda yolcudur sanki
Herkes kıskanıyor seni senden, her biri kolcudur sanki…


Uzak diyarların gurbeti, o diyarlar sıladır sana,
Uykuda geçen her bir saniyem inan fasıladır sana.


Senden ayrılmaz ruhum, ölsem bile şark’ın ücralarında,
Hayat su gibi, zaman hızla akıp gider mecralarında.


Yankılanır üstünde gök kubbeden gelen ihtişamlı ses,
Kimine özgürce bir vatandır mekânın, kimine kafes.


Bedenini sarsıyor, yıpratmaya ant içmiş bütün varlık,
Ömrünün sonu gelmekte, ensene çökmüş ihtiyarlık.


Yığın yığın akıyor kalabalıklar, sanki son demindir
Haykırışların imdat gibi, bakışlarınsa matemindir.


Sana yakışmıyor ki hüzün, layık görmem asla acıyı,
Aç kollarını sarıl bana, bitir içimdeki sancıyı!


Tayyar Yildirim

Mardin Kısırı (Etsiz Çiğ Köfte)  

Posted by Tespih Taneleri... in


Bir Mardin'li olarak size bizim yorenin kisirinida paylasayim istedim. Malum baharatlarimiz ve yapma tarzimiz biraz farkli oluyor. Misafir gelincede ilk aklimiza gelenlerden bir cesit olarak her zaman soframizda yerini aliyor. Teyzelerim geldigi zaman Istanbul'a bende onlara yaptiriyorum. :) Sanki onlar yapinca daha lezzetli geliyor bana. Gerci bizim oralarin malzemelerinin daha naturel olmasinin etkisi vardir. En azindan onlar geldikce baharatlarini yanlarinda getiriyorlar ve buralarin hic bir seyini begenmiyorlar. :) Artik eskisi gibi degil malesef hic bir sey, hersey hormonlu oldu. Onun icin hastaliklarda artti zaten... Her neyse cok uzattim
tarife gecelim artik.

Malzemeler:

2 kase koftelik bulgur
1 yemek kasigi tuz
1 yemek kasigi kirmizi biber
1 yemek kasigi nane
1 yemek kasigi kisnis
1 yemek kasigi summak
1 kuru sogan rendesi
5 yemek kasigi domates salcasi
1 yemek kasigi biber salcasi
1 minicik dogranmis sivri biber
1 minicik dogranmis kirmizi dolma biber
1 demet dogranmis maydanoz
yarim su bardagi zeytin yagi
6-7 sap ufak dogranmis taze sogan
2 yemek kasigi nar eksisi
1 limon suyu

Malzemelerin coklugu gozunuzu korkutmasin zahmetsiz rahmet olmuyor her guzelin bir bedeli var.
Bulguru saydigimiz butun baharatlarla ve soganla birlikte ustunu iki parmak gececek kadar kaynar suyla islatalim. Kasikla soyle bir karistirdiktan sonra kendisini cekmesi icin bekletelim. Bu arada obur malzemeleri dograyabiliriz. Hazir kalsin babinda. Soguduktan sonra salcalarini, zeytin yagini, nar eksisini ekleyip iyice elimizle yoguralim cigkofte gibi. En son maydanozu, taze sogani ve limon suyunu ekleyip tekrar yoguralim. Etsiz cigkofte gibi oluyor diyebilirim. Yaninda kivircik fena olmaz, yapraklarin icine koyup, sarip yiyin harika oluyor.

Afiyet Olsun...

Elmalı Pasta  

Posted by Tespih Taneleri... in

Amerika'daki kiz kardesimin ricasi uzere simdide size elmali pastanin tarifini yazacagim. Zaten bu pastayi sevmeyen yoktur diye dusunuyorum. Bazi arkadaslarim ozellile elmali pasta istiyorlar kiramiyorum.
Benim tatliyla pek aram yoktur ama bende cok severim. Her neyse fazla uzatmadan malzemelere gecelim;

Harci icin:
4 ya da 5 elmayi rendeleyin. Orta derinlikte bir kapta pisirelim. Icine bolca ceviz ici kirip bir tatli kasigi tarcin ekleyelim. Istege bagli olarak ben bir kac tane karanfilde atiyorum lezzetli oluyor (sonradan cikarmak sartiyla). Elmalar iyice pistikten sonra sogumaya birakin.

Hamuru icin:
2 Yumutanin sarisi
1 cay bardagi zeytin yagi
150 gram margarin (kurabiyeler icin her zaman margarin oda sicakliginda olmali)
1 su bardagi pudra sekeri
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
Yeterince un

Butun malzemeleri bir kapta iyice yoguralim. Yalniz hamurun cok sert olmamasina dikkat edin. Ceviz buyuklugunde hamur parcalarini elinizde yuvarlayin. Icli kofte acar gibi isaret parmaginizla yuvarlaya yuvarlaya acin ve icine harci doldurup kapatin. Isterseniz puaca seklinde de yapabilirsiniz.
170 derecede isinmis firinda hafif ustu kizarana kadar pisirin. Soguduktan sonra ustune pudra sekeri serperek susleyebilirsiniz.

Afiyet Olsun

Portakallı Kek  

Posted by Tespih Taneleri... in

Gecenlerde annecigimin mutfak cekmecesini karistiriyordum, degisik bir tarif bulayim da yapayim. Soyle kucucuk bir kagit parcasi gecti elime. Tarcinli Elmali Kek...Hemen denedim ve acayip guzel oldu. Bunu da sizinle hemen paylasayim istedim hem kolay hem de lezzetli...

Malzemeler:

1 bucuk su bardagi seker
3 yumurta
1 su pardagi portakal suyu
2 portakal kabugu rendesi
1 su bardagi sivi yag
1 kabartma tozu
1 tane elma
yeterince un

Portakal suyu, yumurta, yagi, portakal kabuklarini, sekeri mikserle iyice cirpalim. Kalan malzemeleri kaba koyup cirpmaya devam edelim. Kabartma tozunu ben iki pakette koydugum oluyor. Daha guzel kabarmasi icin tercihinize birakiyorum. Hazirladiginiz harci yuvarlak ya da oval bir kek kalibina dokelim.
Elmayi soyup yuvarlak ve cok ince bir sekilde dilimleyip uzerine dizin. En son olarakta bol tarcin serpin.
180 derecede isinmis firinda 40 dk pisirelim.
Afiyet Olsun...

İstanbul'u Dinliyorum  

Posted by Tespih Taneleri... in ,






















İstanbul'u Dinliyorum
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda
Sucuların hiç durmayan çıngırakları;
İstanbul'u dinliyorum gözlerim kapalı.
İstanbul'u dinliyorum gözlerim kapalı;
Kuşlar geçiyor derken
Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık;
Ağlar çekiliyor dalyanlarda;
Bir kadının suya değiyor ayakları;
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Serin serin Kapalıçarşı,
Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa
Güvercin dolu avlular,
Çekiç sesleri geliyor doklardan
Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları;
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Başında eski alemlerin sarhoşluğu,
Loş kayıkhaneleriyle bir yalı
Dinmiş lodosların uğultusu içinde.
İstanbul'u dinliyorum gözlerim kapalı.
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Bir yosma geçiyor kaldırımdan.
Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar.
Bir şey düşüyor elinden yere;
Bir gül olmalı.
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Bir kuş çırpınıyor eteklerinde.
Alnın sıcak mı, değil mi bilmiyorum;
Dudakların ıslak mı değil mi, bilmiyorum
Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından
Kalbinin vuruşundan anlıyorum;
İstanbul'u dinliyorum

Orhan Veli

İstanbul Sevdalısıyım  

Posted by Tespih Taneleri... in ,



















İstanbul gözlerimi saran ruhumun hapsinde
İstanbul gözlerin nazarlarını kıran şafakların kelepçesinde


İstanbul’a yapışan varlığım yansımaların esintisinde
Geniş ufukların tebessümü ile İstanbul her yanımda


İstanbul sevdalısıyım yarınların şafağında
İstanbul ahdesindeyim bugünlerin genişliğinde


İstanbul Akabesindeyim geçmişlerin izlerinde
İstanbul evladıyım zamanlarımızın yaşantısında soluk


İstanbul sevdalısıyım, ruhumdaki hicran senle dinmiş
Gül kokulu, bülbül ötüşlü, mavi perdeli kentim


İstanbul sevdalısıyım, bünyende hayatım senle kazınmış
Gönüllerle örtüşen bağrınla âdemlerin iltifatında


İstanbul sevdalısıyım, kalbimin sesinde senle yankılanmış
İstanbul kendisine süzülenlerin hecesinde


İstanbul kendisine sokulan noktaların işaretinde
İstanbul geniş ufukların çerçevesinde nefes


İstanbul kendisinde yaşayanların aynasında ses
Çiçek bahçeli, deryalarla serili, mavi kubbeli kentin


Sanat ve kültürle örülen insanlığın coşkusu
Ufuklarla örtüşen istikametinle gelişimin imzasında
İstanbul sevdalısıyım, varlığımızdan kapanışına kadar






Özkan Karaca







Benim Adım İstanbul  

Posted by Tespih Taneleri... in ,





















Istanbul benim şehrim
Aynaya yansıyan yüzüm
Istanbul benim şehrim
Durmadan kanayan yaram
Istanbul aglayan kadınım
Aldatan erkek
Istanbul aglayan kadınım
Aglayarak ürkek
Istanbul yorgun kollarım
Gece karanlıgım
Istanbul yorgun kollarım
Her zaman inandıgım
Istanbul benim adım
Kostantinadan sonraki
Istanbul benim adım
Olene dek baki
Istanbul yanan ateşim
Söndürülemeyecek kadar
Istanbul yanan ateşim
Omrümün sonuna kadar
Istanbul benim melodim
Geceleri dinledigim
Istanbul benim melodim
Aglayarak inledigim
Istanbul aglayan gözlerim
Islanan kirpiklerim
Istanbul aglayan gözlerim
Kopan ipliklerim
Istanbul anne kucagım
Nokta nokta bucagım
Istanbul anne kucagım
Olmazsa olmayacagım
Istanbul üzerimdeki sancı
Kıvranarak izledigim
Istanbul üzerimdeki sancı
Herkezden gizledigim
Istanbul benim adım
Kostantinadan sonra
Istanbul benim adım
1453 den sonra






Kubilay Tek





Sultan Şehir  

Posted by Tespih Taneleri... in ,



















İstanbul gözlerimde nem, İstanbul o peygambere kadem,
Bilir misin dostum İstanbul olur benim, benim şehzadem,
Ya İstanbul beni alır, ya da ben İstanbul'u alırım be diyen,
İstanbul gözlerimde nem, İstanbul o peygambere kadem.

İstanbul değil miydi, böyle asırlarca özlenen,
Söylesene, İstanbul değil miydi böyle asırlarca beklenen,
İstanbul Galata Kulesi’dir, Hezarfen Ahmet Çelebi diyen,
İstanbul gözlerimde nem, İstanbul o peygambere kadem.


İstanbul laleler kokar, İstanbul laledir bilir misin sen sen,
İstanbul Topkapı Sarayı’dır, kutsal emânetlere âmâdem,
Ben, ben İstanbul’u bilirim derim, başka bir yeri bilmem,
İstanbul gözlerimde nem, İstanbul o peygambere kadem.


İstanbul’um sadece yedi tepe midir, İstanbul kâlplerdedir,
İstanbul bir rüyaların şehridir, İstanbul’um asırlarca özlenir,
İstanbul'un fethinde, aşklar ne kadar, ne kadar da yücedir,
İstanbul gözlerimde nem, İstanbul o peygambere kadem.


İstanbul alınır, karanlık çağlar kapanır, yeni bir çağ açılır,
Asırlardır masum duran İstanbul, peygamberine kavuşur,
Bütün dünya İstanbul der, buradan, aleme ziyalar saçılır,
İstanbul gözlerimde nem, İstanbul o peygambere kadem.


Bütün dünya, İstanbul İstanbul der, İstanbul bir Lalezâr,
Bir başka İstanbul yok yok, İstanbul ebediyyen Gülizâr,
İstanbul, asırlardır bir ticaret merkezi, sanki ortak pazar,
İstanbul gözlerimde nem, İstanbul o peygambere kadem.


İstanbul'um Fatih demek, gemilerim karadan yürüyecek,
İstanbul alemin dürri incisidir, İstanbul hep yâd edilecek,
İstanbul Boğaziçi'dir, Avrupa Haliç'i Altın Boynuz bilecek,
İstanbul gözlerimde nem, İstanbul o peygambere kadem.


Fahri Kainat, İstanbul mutlaka fetholunacaktır, diyordu,
O ne güzel bir ordudur, ne güzel kumandandır, diyordu,
İstanbul’un manevi kumandanı, Eyyûb Sultan biliyordu,
İstanbul gözlerimde nem, İstanbul o peygambere kadem.


İstanbul önce Konstantiniyye, sonrası İslambol, İstanbul,
Beldet-üt-Tayyibe’dir, Derseâdet, Asitane, Aziz İstanbul,
Baktığın esrarengiz Kız Kulesi’ni, Üsküdar önlerinde bul,
İstanbul gözlerimde nem, İstanbul o peygambere kadem.


Fatih Topkapı’dan İstanbul’a girdi, Ayasofya’ya yürüdü,
Hocası Akşemsettin ise Ebû Eyyûb El Ensari’yi görürdü,
Bilir misin, Fatih bir dahi idi, döktürdüğü topları, Şahi idi,
İstanbul gözlerimde nem, İstanbul o peygambere kadem.


Bir de bakacaksın ki, Ayasofya’da bir sabah vakti, mutlu,
Mahsun Ayasofya, senden ne kadar, ne kadar da umutlu,
Ayasofya, Sultan Ahmet Cami kardeş gibi, ikisi de kutlu,
İstanbul gözlerimde nem İstanbul o peygambere kadem.


Çamlıca Tepesinden seyredecek, İstanbul’u göreceksin,
Vallahi, ben İstanbul için ölürüm be, ölürüm! Diyeceksin,
Fethi Mübin aklına gelecek, isteseler cânını vereceksin,
İstanbul gözlerimde nem İstanbul o peygambere kadem.


Denizler mürekkep olsa, ağaçların elimde, hepsi kalem,
Seni nasıl överim gücüm yetmez Sultan Şehir Asitanem,
İstanbul’da olsam bile İstanbul’u özlüyorum, O bir tanem,
İstanbul gözlerimde nem, İstanbul o peygambere kadem...






Yusuf Önder Bahçeci



Related Posts with Thumbnails
Site'de Kaç Kişiyiz